Sıkça Sorulan Sorular

Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir. Marka ile ilgili en önemli kriter, kullanılan işaretin benzer ürün ya da hizmetlerden farklılaşmayı sağlayan "Ayırt Edici Özelliğinin" bulunması gerekliliğidir.

Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), kanunlarla bu konuda yetkili kılınmıştır. TÜRKPATENT, Sanayi Bakanlığı'na bağlı olarak Ankara'da faaliyet gösteren özerk bir kurumdur. Gerçek veya tüzel kişi hak sahipleri TÜRKPATENT nezdinde bizzat işlem yapabilecekleri gibi, sicile kayıtlı marka vekillerini de kendilerini temsile yetkili kılabilirler.
Marka olarak tescil edilemeyecek işaretler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. maddesinde sıralanmıştır. Kanun hükmüne göre,
  • Marka tarifinde belirtildiği üzere marka tanımının dışında kalan herhangi bir işaret,
  • Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler,
  • Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler,
  • Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler,
  • Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler,
  • Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler,
  • Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler,
  • Kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler,
  • Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler,
  • Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler,
  • Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler, marka olarak tescil edilemezler.
  • Kullandığınız ticari işaretin -ayırt edici- taklit edilmesinden endişe duyulması halinde, en kısa sürede tescili için TÜRKPATENT'e başvurulması gerekir. Diğer gerçek ya da tüzel kişiler sizden önce markanızın tescili için başvuruda bulunabilir ve sizin hak ve zaman kaybınıza sebep olabilir. Markanız tescil edilebilirlik kriterlerine sahip ise tescil edilerek on yıl süre ile korunacaktır. Her on yılın sonunda yapacağınız yenileme talebi ile de koruma süresini istediğiniz kadar uzatmanız mümkün olacaktır. Bunun yanında;
  • Tescilli markanıza ait tüm haklar size aittir, 3. kişiler izinsiz kullanamaz.
  • Ayrıca bir başkasına markanızı devredebilir ya da markanızın kullanım hakkını (Lisans) verebilirsiniz.
  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,
  • Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler,
  • Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler,
  • Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki
  • kişiler, marka müracaatı yapabilir.
  • Öncelikle yukarıda belirtildiği üzere marka olarak tescil edilmek istenen işaretin ayırt edici olması bir zorunluluktur. Buna göre, üzerinde çalışılan işaretin ayırt edici bir işaret olmasının en baştan sağlanması gerekmektedir. Aksi durum işaretin tesciline engel olacağı gibi bir şekilde söz konusu işaret tescil edilse dahi üzerinde kullanılacağı ürün veya hizmetleri piyasada mevcut benzer ürün ya da hizmetlerden ayırt edilmesi sağlanmış olmayacağından markadan beklenilen hukuki ve ekonomik yararlar sağlanamayacak ve markanın etkisi çok az olacaktır. Yukarıda belirtildiği gibi, tescil edilmesi düşünülen bir işaretin aynısının ya da benzerinin başkaları tarafından daha önce tescil için başvurusunun yapılmış olması ya da tescil edilmiş bulunması marka olarak tescilin önünde bir engeldir. Bu durumda bir benzerlik araştırmasının yapılması zorunlu bir işlemdir. Böylece benzer markalar önceden tespit edilecek ve başvuru maliyetleri azaltılabileceği gibi üzerine ciddi yatırımlar yapılması düşünülen bir işaretin önceden tespiti ile yeni işaretlerin bulunabilmesi önemli ekonomik avantajlar sağlayacaktır.
    Marka başvurusu için gerekli müracaat evraklarının TÜRKPATENT’te kayda girdiği tarih, saat ve dakika itibariyle koruma başlamaktadır. Ancak, tescil müracaatı yapılan bir marka, yönetmelikte belirtilen kriterlere göre inceleme ve araştırmaya tabi tutulmaktadır. Bu nedenle başvurusu yapılan markanın ticari zarara uğramamak adına en azından başvurunun TÜRKPATENT Resmi Marka Bülteni'nde ilana açılana kadar (ki bu başvuru tarihinden itibaren asgari 2-5 aydır) kullanılmaması daha sağlıklı olacaktır.
    Markanın üçüncü kişilere karşı sağladığı haklar ise marka tescilinin ilan edildiği tarih itibarıyla hüküm ifade eder.

    Müracaat tarihi itibariyle, tüm şartların yerine getirilmesi ve belgelerin eksiksiz olarak TÜRKPATENT’e sunulması halinde müracaatın belgeye bağlanma süresi yaklaşık 6-10 aydır. Bu sürenin uzamasına, müracaatı yapılan markanın TÜRKPATENT tarafından yapılan incelemede ayırt edici bulunmaması, tescilli veya işlemde olan markalar ile benzer bulunması ya da ilan aşamasında 3. kişilerden itiraz gelmesi gibi nedenler yol açabilir. Bu hallerde müracaatın belgeye bağlanma süresi 18-24 aya çıkabilir.

    Tescilli bir markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka mahkeme kararı ile iptal edilebilir. Beş yıllık süre içinde marka iptal davası açılamaz. Ayrıca kullanmama haklı bir nedene dayanıyorsa, yine hükümsüzlüğe karar verilemez. Haklı nedenler, olağanüstü haller ya da mala veya piyasaya bağlı nedenler olabilir.
    Tescili talep edilecek markanın, marka vekili tarafından resmi müracaat öncesinde ön araştırma ve tescil edilebilirlik değerlendirmesi sağlıklı olarak yapılmalıdır. Müracaat sonrasında ise ilgili dosya ret, itiraz, noksan tamamlama vb. gibi Sınai Mülkiyet Kanunu’nda belirtilmiş süreli işlemlere tabi olacağından, hak kayıplarının önlenmesi açısından TÜRKPATENT siciline kayıtlı marka vekili ile çalışmak yararlı olacaktır.
  • Markanın tescil edilmesi, tescil belgesinde yazılı olan ürün ve hizmetler üzerine markayı koyma ve kullanma hakkı verir ve sahibine tescilli markayı haksız yere kullanan ve/veya taklit edenlere karşı ihtarname gönderme, markayı taşıyan ürünlere ihtiyati tedbir ve el koyma, tazminat talebi gibi Kanun’da yer alan hakların kullanılması imkanını sağlar. Marka sahibinin bu haklarını etkin bir şekilde kullanabilmesi için markasını olası taklitlere karşı etkin bir şekilde izlemeye almalıdır. Ayrıca, tescil edilmek üzere yayınlanan markalardan benzerlerini tespit etmek ve itiraz hakkını kullanarak ilgili markanın tescilini engellemek üzere marka vekillerine başvurarak, marka izleme hizmeti alması da tavsiye edilir.
  • Bilinmesi gereken önemli bir husus şudur ki; başvuru hakkı, hak sahibine işareti bir marka olarak koruma hakkı sağlamaz. Zira tescili bekleyen bir hak doğuran başvuruya konu marka tescil edilmedikçe, haksız rekabet hükümlerine göre koruma altında bulunacaktır.
  • Markanın tescili için yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla ilgili olarak tazminat talebi yapılabilir. Marka başvurusunun yayınlanması ile anlaşılması gereken, ilk idari inceleme işlemi sonrasında üçüncü kişilerin itirazına açıldığı 2 aylık bülten ilanı aşamasıdır. Bu aşama markanın yine henüz tescil edilmediği ve idari sürecin devam ettiği aşamadır. Ancak başvurunun yayını ile doğan haklar, tescilin yayınıyla birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı içinde değerlendirilir. Olası bir dava halinde Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar veremez.
  • Bu sebeplerle, markanın tescil edilmeden önce kullanılması tavsiye edilmemektedir. Bununla birlikte, uzun zamandır kullanılan ve benzeri olmadığı kesinlikle bilinen bir markanın zaten kullanılıyor olması sebebiyle, müracaat durumundan kaynaklanan kullanmama tavsiyesi içerisinde değerlendirilemeyeceği açıktır < /li>
  • Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Marka tescilinin yayını ile anlaşılması gereken, idari işlemlerin son bulması ve markanın belgeye bağlanmasına karar verilmesi sonrası tescil ilanı aşamasıdır.
  • Marka tescil edildikten sonra her türlü hukuki veya cezai talepte bulunulabilir. Marka tescil edilmesi sonrası sahibine, tek başına kullanma hakkı veren ve bu yönüyle üzerinde ekonomik olarak yararlanma hakkı sağlayan bir belgedir.
  • Aynı şekilde, marka belgesi hak sahibine başkalarının aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların kullanılmasını önleme hakkı vermektedir. Söz konusu önleme hakkı, hakkın tecavüze uğradığına ilişkin tespit davası, ihtiyati tedbir istemli tecavüzün ortadan kaldırılması ve tazminat davası ve yine tecavüz fiillerinin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak ürünler ve ürünlerin üretilmesine yarayan kalıp ve parçalara el koymayı kapsayacak şekilde ceza davası açılması hakkını da vermektedir.
  • Başvuru için gerekli evrakların TÜRKPATENT'e verilmesi ile idari nitelikte bir inceleme süreci işlemeye başlar. Söz konusu başvuru, hak sahibine bir öncelik hakkı tanır ve bu öncelik hakkı, başvurunun kayda alındığı tarih, saat ve dakika itibariyle belirlenir. Başvuru hakkı, başkasının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir işareti aynı ya da benzer mal veya hizmetler için tescil ettirmesine engel olan bir haktır. Böylece başvuru ile elde edilen hak, sonraki başvuruların tescilini, TÜRKPATENT tarafından verilecek bir kararla ya da yapılacak bir itirazla önleme hakkı sağlayacaktır.
  • Başvuru hakkı, başvuru sahibinin veya vekilinin talebi üzerine, marka başvurusunda içerik, mal veya hizmetlerde değişiklikleri kapsamayan; başvuru sahibinin adı ve adresindeki hatalar, (marka örneği hariç) imla hatalarına ilişkin yanlışlıkların düzeltilmesi hakkı sağlar.
  • Başvuru hakkı, markanın tescil edilmesinden önce, başvuru sahibi tarafından geri çekilebilmesi imkânı sağlar.
  • Başvuru hakkı, başvuru sahibine mirasla geçebilen, devir edilebilen, haciz, rehin ya da lisans konusu yapılabilecek bir hak sağlar.
  • "Müseccel Marka"; tescil edilmiş ve tescilli olarak korunan marka anlamına gelmektedir.
  • ® işaretinin açılımı "Register" olarak yazılmakta ve "Tescillidir" anlamında mal ve hizmetlerde marka yanında kullanılmaktadır.
  • TM işaretinin açılımı "Trade Mark" olarak yazılmakta ve "Ticari Marka" anlamına gelmektedir. Tescil başvurusu yapılmış ve henüz tescil edilerek marka tescil belgesine bağlanmamış markalar için kullanılmaktadır.
  • © işaretinin açılımı "Copyright" olarak yazılmakta ve "Telif Hakkı" anlamında kullanılmaktadır.
  • Anılan işaretlerin kullanılması marka mevzuatı uyarınca hüküm ifade etmeyip, günümüzde tescil edilmemiş markaların üzerinde dahi yanıltıcı şekilde kullanılmakta olduğu sıklıkla tespit edilmektedir.
    10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca, tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler, marka olarak tescil edilemezler. Anılan tarihten önce tescil edilmiş olan tescilli coğrafi işaret içeren markanın kullanımı ise ilgili coğrafi işaretin tescil yönetmeliğine uygunluğunu gerektirecektir.  

     

    Tescili talep edilecek olan markanın üzerinde kullanılacağı mal ve/veya hizmetler dikkate alınarak, Türkiye genelinde tescilli tüm markalar ile tescil edilmek üzere yayınlanmış marka başvuruları arasında yapılan müracaat öncesi ön araştırmadır.


    Anılan ayrım mülga (hükümden kalkmış olan) Markaların Korunmasına İlişkin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de yapılmıştı. 10.01.2017 itibarı ile yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu’nda böyle bir ayrıma yer verilmemiştir. 

     

    Müracaata konu markanın ilgili ürün ya da hizmet üzerinde kullanımından önce müracaat yapılması tavsiye edilmektedir. Ürünlerde veya sunulan hizmetlerde kullanılan markanın belirli bir tanınmışlığa ulaştıktan sonra karşılaşacağı riskler her zaman dikkate alınmalıdır.
    Marka Tescil Belgesi, hangi ülkede alınmışsa o ülkede koruma sağlayan bir belgedir. Bu sebeple Türkiye'de tescil edilmiş bir marka ancak Türkiye'de koruma altında olacaktır. Başka ülkelerde markanın korunması istendiğinde, istenilen ülkelerin patent/marka ofislerine ya da toplu tescil otoritelerine tescil için müracaat edilmesi gerekmektedir.


    Marka tescilinde ilk başvuran belgeyi alır, kuralı geçerlidir, ancak marka mevzuatı markayı ilk tescil ettireni değil de markayı fiilen ilk kullananı da koruyan bir düzenleme getirmiştir. Bu durumda bir markayı bilfiil ilk kullanan ve bu kullanımını kanıtlayan kişi, markanın gerçek hak sahibi konumundadır. Kanun, gerçek marka hakkı sahibi sayarak, markayı fiilen ilk kullanan kişiden yana bir tercih kullanmış bulunmaktadır. Bu durumda bir başka üçüncü kişi, markayı tescil ettirmiş olsa da markayı fiilen ilk kullanan kişi bu fiili kullanımını kanıtlayarak kullanımından doğan öncelik hakkına dayanarak, sonradan markayı tescil ettiren kişiye hükümsüzlük davası açabilir ve markanın kendi adına tescil edilmesini sağlayabilir.

     

    Markalar tescil edildikleri ülkelerde korunur. Bu nedenle koruma talep edilen ülkelerde tescil başvurusu yapılmalıdır. Tüm dünyada geçerli bir tescil sistemi yoktur. Türkiye'nin yararlanabildiği 3 toplu tescil sistemi vardır: Avrupa Birliği Markası (EUTM), Madrid Protokolü (WIPO) ve Afrika Fikri Mülkiyet Örgütü (OAPI). AB Markası (EUTM), tek bir başvuru ile 28 Avrupa Birliği ülkesinde tescil olanağı sağlar. Madrid Protokolü (WIPO) çerçevesinde yapılan başvuru ile 2017 yılı itibariyle 98 üye ülkenin tamamı veya seçilen ülkeler için koruma sağlanabilmektedir. Afrika Fikri Mülkiyet Birliği (OAPI) kapsamında 17 üye ülke için tescil alınabilmektedir.


    Yurtdışı marka tescil işlemlerinde “Toplu Tescil Sistemleri” ve bunun yanında ülkesel olarak müracaat işlemleri yapılabilmektedir. Avrupa Birliği Markası (EUTM), Madrid Protokolü (WIPO) ve Afrika Fikri Mülkiyet Birliği (OAPI) toplu tescil sistemlerinden Türk firmaları yararlanabilmektedir. Toplu tescil sistemlerine üye olmayan diğer ülkeler için ise tek tek müracaat edilerek koruma sağlanabilir. Avrupa Birliği Markası (EUTM) ve Madrid Protokolü (WIPO)tescil sistemlerine üye olan ülkelere hem ülkesel hem de toplu tescil sistemlerinden biri seçilerek marka tescil işlemi yapılabilir. Ancak, Afrika Fikri Mülkiyet Birliği (OAPI) üyesi ülkeler için toplu tescil sistemi kullanılması zorunludur ve üye ülkeler için ülkesel başvuru yapılamamaktadır. 

    Topluluk Markası

     

    Madrid Protokolü

     

    Tek başvuru

     

    Tek başvuru

     

    Tek dil

     

    Tek dil

     

    Üye ülkelerin tamamı için ülke seçimi mümkün değil.

     

    Üye ülkelerden istenilen seçilebilir.

     

    İşlem süresi belirsiz ve uzun.

     

    İşlem süresi belirli ve kısa. (En çok 18 ay)

     

    Daha önceki başvuru veya tescile bağımlı değil.

     

    Başvurunun dayandığı kaynak ülkedeki başvuru veya tescile bağımlı.

     

    Tek bir ülkede reddedilirse başvuru tamamen reddediliyor.

     

    Reddedilen ülkeler dışında tescile devam edilmesi mümkün.

     

    Tek bir ülkede kullanımı yeterli.

     

    Her ülkenin kendi kullanım süreleri dikkate alınıyor. Tek ülkede kullanım yeterli değil.

     

    Başvuru başka bir başvuruya bağımlı değil.

     

    Başvuru ve tescil kaynak başvuru veya tescile beş yıl boyunca bağımlı. Kaynak başvuru veya tescil iptal olursa, bağımlı başvuru veya tescil de iptal olur. Bu durumda ulusal başvurulara dönüşebilir.

     

    Avrupa Birliği ülkelerinin tamamı için geçerli olan Topluluk Markası, Avrupa Topluluğu Konseyi'nin 40/94 sayılı Topluluk Tüzüğü ile düzenlenmiştir. Avrupa Topluluğu ülkelerinin tümünde geçerli olan bir sistemdir. Sistem, Avrupa Birliği’ni bir devlet gibi kabul ederek hareket etmeyi gerektirmektedir. Bir tek marka başvurusuyla, Topluluk üyesi devletlerde geçerli olan marka tescil belgesi alınmaktadır. Türk vatandaşları da Paris Sözleşmesi gereğince Topluluk Markası tescil ettirebilirler ve Avrupa Topluluğu'nda korunmasını sağlayabilirler. Topluluk markası almak için, İspanya'nın Alicante şehrinde bulunan Topluluk Marka Ofisi’ne (OHIM) doğrudan veya bu maksatla topluluk üyesi ülkelerin Marka Tescili işlemini yapan ofislerine başvuruda bulunulması gerekmektedir.

     

    İki farklı destek uygulaması ile yurtdışında markalaşmaya destek verilmektedir. 

    • Ekonomi Bakanlığı'na bağlı İhracat Genel Müdürlüğü, Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında sağlanan destekler doğrudan İhracatçı Birliklerince, yurtdışında markaya dayalı tanıtım harcaması yapan firmalara, Dış Ticaret Sermaye Şirketi (DTSŞ) ve Sektörel Dış Ticaret Şirketi (SDŞ) statüsündeki şirketlere verilmektedir.

    • Bir diğer destek uygulaması ise KOSGEB tarafından verilen markalaşma destekleridir.
    Destek uygulamaları hakkında KOSGEB Başkanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı yanında Sektörel İhracatçı Birlikleri'nden detaylı bilgi alınabilir.
    Marka sahibi, markasını kullanarak ya da başkasının kullanmasına izin vererek markasından ekonomik menfaat elde eder. Marka tescil belgesi ile elde edilen hak devredilebilir, lisans sözleşmesi yoluyla kiralanabilir, veraset yolu ile varislere intikal edebilir ya da rehin edilebilir. Marka tescil belgesi üzerinde yapılan devir, lisans, veraset ve intikal, rehin gibi tasarruflarla, adres ve unvan değişikliklerinin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edebilmesi için marka siciline kayıt edilmesi gereklidir. Bunun için de, bu değişiklikler Türk Patent Enstitüsü'ne bildirilmelidir.
    Sınai Mülkiyet Kanunu’nun sağladığı korumadan yararlanmanın ana şartı, markanın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilmiş olmasıdır. Tescil edilmemiş bir markaya yapılan ihlale karşı dayanak, Ticaret Kanunu’nda yer alan haksız rekabet hükümleri olacaktır.
    İhlal (tecavüz), tescilli bir markanın aynı ya da benzerinin aynı ya da benzer ürün ve hizmetler üzerinde sahibinin izni olmaksızın kullanılmasıdır. Marka hakkı ihlal edilen tescilli marka sahibi, adli makamlara başvurup, kanunda öngörülen hukuk veya ceza davalarını açabilir.
    Marka tescilinden doğan hakkınız ihlal ediliyorsa, başvuracağınız merci, İhtisas Mahkemeleri olarak faaliyet gösteren Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri'dir. İhtisas Mahkemeleri şu an için İstanbul, Ankara ve İzmir’de faaliyet göstermektedir. Eğer bulunduğunuz ilde ilgili İhtisas Mahkemesi yoksa Asliye 3. Hukuk Mahkemeleri'ne başvurmanız gerekir.

    Türk Patent ve Marka Kurumu’na müracaatı yapılan markalar arasından ilanına karar verilen başvurular Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmektedir. Bültenlerde ilan edilen markalar 2 aylık süre ile askıda kalır. Marka izleme ile bültenlerde ilan edilen markaların tescilli ya da tescil başvurusu yapılmış marka sahipleri adına benzerlik yönünden karşılaştırılması ve benzer markaların tescilinin engellenmesine yönelik çalışma yapılmaktadır.
    Her ay içinde iki defa ilan edilen marka bültenlerinin sürekli takibinin bireysel olarak takibindeki zorluklar nedeni ile, tescilli marka sahibinin markasının benzerlerini tespiti ve değerlendirmesi oldukça güçtür. Bültende ilana açılan benzer veya yakın benzer markalara itiraz edilmediği takdirde, anılan markaların tesciline karar verilecektir. Bu da gerçek hak sahibi kimselerin mağduriyetine yol açacaktır. Marka İzleme, ilgili hizmeti alan hak sahiplerinin, tespit edilen benzer markalara zamanında itiraz ederek haklarını korumasına yönelik geliştirilmiş bir sistemdir.

    Marka izleme, izlenen markanın aynı veya benzer olabilecek detaylı versiyonlarının kayıt altına alınması ile Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayımlanan Resmi Markalar Bülteni'nde ilan edilen marka tescil başvurularının periyodik olarak elektronik ortamda karşılaştırılmasıdır. Karşılaştırma sonucunda elde edilen raporlar Marka İzleme Kurulu tarafından değerlendirilir ve benzer olarak görülenlere itiraz hakkını kullanmak üzere marka izlemi hizmeti verilen hak sahiplerine bildirilir. 

    Marka izleme hizmeti ile tespit edilip hak sahiplerine bildirilen ve itiraz sonucunda tescil işlemleri durdurulan markalara örnekler:



    Tescilli Marka İlana Çıkan (Benzer) Marka
    Uptown Updovn
    Duffy Dufny
    Berteks Perteks
    Mado Medo
    Bilindiği gibi Türk Patent Enstitüsü kendine yapılan müracaatları aylık olarak yayınlayarak 3. kişilerin itirazına açar. Marka İzleme sisteminde, benzerlik araştırması sonucu yapılan değerlendirmelerde tespit edilen markalara 3 aylık ilan süresi içerisinde itiraz edilmesi zorunludur.
    İtiraz sonucu tescil işlemleri durdurulan markalara örnekler:


     

    Tescilli Marka

     

    İlana Çıkan (Benzer) Marka

     

    Uptown

     

    Updovn

     

    Duffy

     

    Dufny

     

    Berteks

     

    Perteks

     

    Mado

     

    Medo

     

    Bilindiği gibi Türk Patent Enstitüsü kendine yapılan müracaatları aylık olarak yayınlayarak 3. kişilerin itirazına açar. Marka İzleme sisteminde, benzerlik araştırması sonucu yapılan değerlendirmelerde tespit edilen markalara 3 aylık ilan süresi içerisinde itiraz edilmesi zorunludur.
    İtiraz sonucu tescil işlemleri durdurulan markalara örnekler:


     

    Tescilli Marka

     

    İlana Çıkan (Benzer) Marka

     

    Uptown

     

    Updovn

     

    Duffy

     

    Dufny

     

    Berteks

     

    Perteks

     

    Mado

     

    Medo

     

    Destek Patent bünyesinde sunulan Sınai Mülkiyet Hakları'na yönelik tüm işlemlerin tek bir sözleşmeyle müşteri adayına sunulmasıdır. Sözleşme ile firmaların tescilli olan ve işlemleri devam eden tüm markaları izleme kapsamına alınarak, benzerlik araştırmasına tabi tutulur. Hak sahibine zarar verebilecek konuya yönelik her türlü soru ve sorunlara çözüm getirmek, aylık olarak izlenen markaların raporlanması ve benzer markalara gelen talep üzerine itiraz edilmesi hizmetini kapsamaktadır.
    Markasının tescili amacıyla müracaat yapan hak sahipleri, haklarını etkin bir şekilde kullanabilmek için tescil sürecinde markasının durumunu ve ilana çıkan benzer markaları izleyerek gereksiz harcama ve yatırımlardan korunabilirler. Alınacak bu hizmet ile tescil başvurusu yapılan markaya benzer ya da aynı markaları tespit ederek gerekli önlemlerin alınması mümkün olacaktır.

    Marka izleme hizmeti kapsamında aldığı raporlar ile yatırımlarını doğru yönlendirebilir. Tescil müracaatını yaptığı ve önceden kullandığı markasına benzer markalara karşı, ilgili marka tescile bağlanmadan, itiraz etme ve tescili engelleme hakkını kullanabilir.
    Yurtdışı Marka İzleme işlemi, yurtdışında uluslararası veya ülkesel olarak tescil müracaatı yapılan markaların, tescil edilmek üzere aylık olarak uluslararası bültenlerden veya ülkesel marka müracaat bültenlerinden izlenmesini kapsayan bir hizmettir. Destek Patent'in bu alanda uluslararası kuruluşlarla yaptığı iş birliği çerçevesinde, hak sahibinin markasını yurtdışında da izlemeye aldırması mümkündür.
    Markasına ve marka yaptığı yatırımlara değer veren kuruluşlar için alınması gereken bir hizmettir. Yurtdışı pazarlarda büyümeyi ve uluslararası marka olmayı hedefleyen firmalar için bu hizmetin uygun vekillik kuruluşundan alınmasında yarar vardır.
  • Ülkesel marka izleme
  • Bölgesel marka izleme
  • Dünya çapında marka izleme
  • İzleme yapmak istediğimiz ülkeden belirlenecek vekil aracılığı ile alınan izleme hizmetidir. Aynı hizmeti, Bölgesel ve Dünya Çapında Marka İzleme Hizmeti veren kuruluşlardan almak mümkündür.

    Vekil Firmadan Alınan Marka İzleme

    Bölgesel ve Dünya Çapında Marka İzleme

     

    Daha pahalı bir işlemdir.

     

    Daha ucuz bir işlemdir.

     

    Daha detaylı bir izleme raporu gelir.

     

    İzleme raporu detay içermez.

     

    Birebir ve benzer markalar için izleme yapılır.

     

    Birebir izleme yapılır.

     

    Benzer marka çıkması durumunda aynı vekil tarafından itiraz talimatı verilmesi halinde itiraz işlemleri yapılabilir.

     

    Benzer marka çıkması durumunda o ülkeden herhangi bir vekil firma ile çalışma zorunluluğu vardır.

     

    Belçika'da faaliyet gösteren aracı Thomson Compu-Mark Firması tarafından gerçekleştirilen marka izleme çeşididir. Marka izleme bölgeleri;
    a) Avrupa Bölgesi
    b) Avrupa Birliği Ülkeleri
    c) Amerika ve Kanada Bölgesi
    d) Orta Doğu ve Afrika Bölgesi
    e) Asya ve Avustralya Bölgesi
    f) Tüm dünya ülkeleri
    Bu 6 bölgenin kapsamında toplam 127 ülkede marka izleme yapılabilmektedir. Bu izleme çeşidi sayesinde, bir bölge seçimi ile birden fazla ülkede marka izleme işlemi gerçekleştirilir.
    Genel olarak tanınmış markalar “bir kişiye veya girişime sıkı bir biçimde bağlılık, güvence, kalite, reklam gücü, yaygın bir dağıtım ağına bağlı, müşteri ve diğer sübjektif ilgi ve ilişkiler ayrımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür ve yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredekilerce refleks halinde beliren bir çağrışım” şeklinde tanımlanabilir.
    Yukarıda yapılan tanıma ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından deklare edilmiş kriterlere uygun başvuru ile “tanınmış marka” hakkı elde edilebilir. Hükümsüzlük ya da iptal talebi ile açılan bir davada da davacı markasının tanınmışlığının tespiti talep edilebilir.

    Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve yargı kararları ışığında bir markanın tanınmış marka olabilmesi için taşıması gereken kriterler (onlarla sınırlı olmamak üzere) belirlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu kriterlerin neler olduğu konusunda bilgi almak için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.
    Türk Patent Enstitüsü başvuru sahibinin belgeleri ve sunacağı dilekçe üzerinden bir inceleme yapar. Bu inceleme sırasında markanın tanınmış marka olabilmesi için gerekli ve yeter şartların oluşup oluşmadığı konusunda bir değerlendirme yapar. Bu değerlendirme sırasında tanınmış marka olmak için gösterilen kriterlerin hepsinin sağlanmış olması gerekmese de kriterlerin belirli bir çoğunluğunun sağlanması gerekmektedir. Aksi halde Türk Patent Enstitüsü söz konusu talebi reddedecektir.
    Tanınmış marka kavramı için uygulamada çeşitli sözcükler kullanılmaktadır. Maruf marka, meşhur marka bu kavramlardan birkaçıdır. Bir başka ifade ile meşhur marka, tanınmış marka ile eşanlamlı bir sözcüktür.

  • Tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine, tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, reddedilir.
  • Tanınmış marka hakkı sahiplerinin muhtemel bir davada marka haklarına tecavüz iddiasını ispat edebilmeleri, markalarını taklit girişiminde bulunan bir kimsenin kötü niyetini kanıtlamaları daha kolaydır.
  • Tanınmış marka hakkı sahiplerinin taklit marka sahibine karşı açacakları bir davada tazminat davasında uğradıkları zararlarının büyüklüğünü kanıtlamaları alelade marka hakkı sahiplerine göre daha kolaydır.
  • Belki yukarıda sayılanlardan çok daha önemlisi; bir kurumun markasının resmi bir kurum tarafından tanınmış marka olarak sicile kaydetmiş olması önemli bir prestij sebebidir.
    Tanınmış marka statüsüne giren ibare tüm 45 sınıf için koruma altına alınır. Yani söz konusu markanın aynısı ya da yakın benzerleri hiçbir alanda marka tescili alamayacak demektir.
    Tanınmış marka sahibi olduğunu düşünen kişinin öncelikle markasının tanınmışlığını ortaya koyan belgeleri hazırlaması gerekmektedir. Örneğin markanın yer aldığı geçmiş yıllara ait fatura, gümrük belgeleri vb. kopyaları, reklam ve tanıtım yatırımlarına dair belgelerin ve basında müracaata konu markayla ilgili çıkan haberlerin derlenmesi, herhangi bir araştırma şirketi tarafından yaptırılmış markanın tanınmışlığı ile alakalı anketler, markanın yurtdışında tescilli olduğu ülkelerin belgeleri ile birlikte ortaya konulması gibi… Bu belgeler hazırlandıktan sonra markanın tanınmış marka olarak nitelendirilebileceğini ortaya koyan dilekçe ile TÜRKPATENT’e başvurulması gerekir. TÜRKPATENT söz konusu dosya ve dilekçeyi inceleyerek müracaata konu markanın tanınmış marka olarak kabul edilip edilmeyeceği konusunda bir karar vermektedir. Tanınmışlık talebinin reddi halinde söz konusu ret kararına karşı başvuru sahibinin 2 ay içinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Yapılacak itiraz Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından değerlendirilip sonuca bağlanır. YİDK kararına karşı 2 ay içinde dava açılabilir. Başvurunun hazırlanması ve sonrasında olası bir ret kararına karşı itirazda bulunulması gibi hususlar oldukça teknik bilgi ve deneyim gerektiğinden önerimiz başvuru sırasında bir marka vekili ile çalışılmasıdır.
    Söz konusu başvuru Türk Patent Enstitüsü’nde Markalar Dairesi Başkanlığı’na yapılmaktadır.
    Yurtdışında açılacak bir dava sırasında markanın Türkiye'de tanınmış marka sicilinde kayıtlı olduğuna ilişkin bilgi davanın niteliğine göre işe yaramaktadır. Örneğin markanın yurtdışında kötü niyetlerle bir üçüncü kişi tarafından tescil edilmesi halinde, bu kişiye karşı markanın iptali için açılacak davada markanın Türkiye'de tanınmış marka olduğu bilgisi işe yarayacaktır.
    Türk Patent ve Marka Kurumu kendisine yapılan tanınmış marka başvurularında herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmamaktadır; kendi içinde gerekli incelemeyi yaparak bir markanın tanınmış olup olmadığı konusunda bir karar vermektedir.

    Şayet başvurusunu yaptığımız marka tanınmış marka sicilinde şerh edilmiş bir marka ise bu durumda Türk Patent Enstitüsü söz konusu markayı ilana açmaksızın resen (kendiliğinden) reddedecektir
    Bir markanın 45 sınıfın tamamını kapsar şekilde tescil edilmiş olması, söz konusu markanın toplumda tanınmışlık derecesi yüksek bir marka olduğu anlamına gelmez. Zira bir markanın tüm sınıflarda tescil edilebilmesi için, önceki tarihli markalar ile aynı ya da benzer olmaması ve 45 sınıfın tamamı için gerekli olan harç tutarının ödenmesi yeterlidir. Buna karşılık markanın tanımış hale gelmesi  ancak markanın güçlü tanıtım, yoğun kullanım ve emek sonucunda elde edilir. 

    Türk Patent Enstitüsü yapılan tanınmış marka başvurusunu incelemekte ve markanın tanınmışlık kriterlerine göre değerlendirilmesi yapılarak tanınmış marka olarak kabul görür.
    Önceki senelerde tanınmış marka olarak kayıt altına alınmış markaların, kayıt tarihinin üzerinden belirli bir zaman geçtikten sonra sicilden silinmeleri söz konusu değildir. Ancak bazı durumlarda ilgili tanınmış markanın uyşmazlık tarihindeki mevcut tanınmışlık durumunun gözetilmesi gereken durumlar ortaya çıkabilir. 

    Avrupa Birliği Markası (EUTM) (WIPO)
    Tek başvuru Tek başvuru
    Tek dil Tek dil
    Ülke seçimi mümkün değil Üye ülkelerden istenilen seçilebilir.
    Tescile bağlanma süresi (en çok 6 ay) İşlem süresi en çok 18 ay
    Daha önceki başvuru veya tescile bağımlı değil. Başvurunun dayandığı kaynak (orijin) ülkedeki başvuru veya tescile bağımlı.
    Üye ülke bazlı karar verilmiyor. EUTM reddedilirse tüm üye ülkeler genelinde reddediliyor. Reddedilen ülkeler dışında tescile devam edilmesi mümkün.
    Tek bir ülkede kullanımı yeterli. Her ülkenin kendi kullanım süreleri dikkate alınıyor. Tek ülkede kullanım yeterli değil.
    EUTM tescili iptal olursa, ulusal başvurulara dönüşebilir. Başvuru ve tescil kaynak (orijin) başvuru veya tescile beş yıl boyunca bağımlı. Kaynak (orijin) başvuru veya tescil iptal olursa, bağımlı başvuru veya tescil de iptal olur. Bu durumda ulusal başvurulara dönüşebilir.
    Avrupa Birliği Markası (EUTM), AB üyesi ülkelerin tümünde geçerli olan bir sistemdir ve Avrupa Birliği’ni bir devlet gibi kabul ederek hareket etmeyi gerektirmektedir. Bir tek marka başvurusuyla, AB üyesi devletlerde geçerli olan marka tescil belgesi alınmaktadır. Türk vatandaşları da Paris Sözleşmesi gereğince Avrupa Birliği kapsamında markalarını tescil ettirebilir ve AB üyesi ülkelerde korunmasını sağlayabilirler. Avrupa Birliği Markası (EUTM) almak için, İspanya'nın Alicante şehrinde bulunan Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Örgütü’ne (EUIPO) doğrudan veya bu maksatla AB üyesi ülkelerin marka tescili işlemini yapan ofislerine başvuruda bulunulması gerekmektedir.
    - Ülkesel marka izleme
    - Avrupa Bölgesi marka izleme 
    - Dünya çapında marka izleme

    İzleme yapmak istediğimiz ülkeden belirlenecek vekil aracılığı ile alınan izleme hizmetidir. Aynı hizmeti, Bölgesel ve Dünya Çapında Marka İzleme Hizmeti veren kuruluşlardan almak mümkündür.

    Belçika'da faaliyet gösteren aracı firma (firma ismi geçmesi gerekiyorsa CORSEARCH EDITAL – WALTERS KLUVER yazılabilir) tarafından gerçekleştirilen marka izleme çeşididir. 

    Marka izleme bölgeleri;
    a) Avrupa Bölgesi (58 ülke)
    b) Tüm dünya ülkeleri (176 ülke)

    Türk Patent ve Marka Kurumu başvuru sahibinin sunacağı dilekçe ve deliller üzerinden bir inceleme yapar. Bu inceleme sırasında markanın tanınmış marka olabilmesi için gerekli ve yeter şartların oluşup oluşmadığı konusunda bir değerlendirme yapar. Bu değerlendirme sırasında tanınmış marka olmak için gösterilen kriterlerin hepsinin sağlanmış olması gerekmese de kriterlerin çoğunluğunun sağlanması gerekmektedir. Aksi halde Türk Patent ve Marka Kurumu söz konusu talebi reddedecektir.

    Tarım dahil olmak üzere sanayinin herhangi bir kolunda var olan teknik problemlere getirilen teknik çözümler buluş olarak nitelendirilmektedir. Başka bir ifadeyle var olan problemlere getirilen teknik çözümler olarak da tanımlanabilir. Bir şeyin buluş olabilmesi için bir problem ve bu problemin çözümü şarttır. 
    Patentin konusu buluşlardır. Buluş, teknik bir soruna bulunan çözümün adıdır. Patent; olumlu yönüyle sahibine buluşu üzerinde ekonomik olarak yararlanma imkanı sağlayan ve olumsuz yönüyle de söz konusu buluştan başkalarının yararlanmasını yasaklama imkânı veren ve türüne göre 10 (Faydalı Model) ya da 20 (İncelemeli Patent) yıl koruma imkânı veren hukuki bir belgedir.Sinai Mülkiyet Kanunda İncelemesiz patent türü yoktur. 10.01.2017 den önceki başvurular mülga Patent KHK ya göre işlem görecektir.
    Ankara'da bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu, bu konuda kanunlarla yetkili kılınmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu'nda işlem yapma yetkisi de sadece başvuru sahiplerine ve TÜRKPATENT Sicili'ne kayıtlı resmi patent vekillerine tanınmıştır.

    Öncelikle her buluş patent ile koruma altına alınamaz. Bir buluşun patent ile koruma altına alınabilmesi için 'yeni' ve 'sanayiye uygulanabilir' olması ve o güne kadar var olan Tekniğin Bilinen Durumu'nu aşan bir seviyede olması gerekir. Buluşun yeni sayılabilmesi için, Patent başvurusundan önce yazılı, sözlü ya da başka bir şekilde kamuya açıklanmamış olması gerekir. Buluş, konusunda uzman bir kişinin kolayca düşünüp ortaya koyamayacağı bir durumu ifade ediyorsa Tekniği Bilinen Durumu aşılmış sayılacaktır.

    Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz:
    -Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler, 
    -Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler
    -Bilgisayar programları.
    - Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri.
    - Bilginin sunumu.
    Aşağıda belirtilen buluşlara ise patent verilmez.
    - Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.
    - Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler.
    - İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dahil tüm tedavi yöntemleri.
    - Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dahil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi.
    - İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai yada ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.

    Patent isteme hakkı, patent başvurusu öncesinden başlayarak patent belgesi alınıncaya kadar geçen süreyi, patent hakkı ise patent belgesi alındıktan sonraki safhaları kapsamaktadır.
    Bu zaman dilimleri içerisinde art niyetli bir kişi veya kuruluş tarafından Patent başvurusu gasp edilen kişi dava yoluyla kendine ait olan hakkın yeniden kendisine verilmesini talep edebilir. Patent hakkı aksi ispat edilene kadar kişilere verilen bir haktır. Aksi bir durumun ispat edilmesi durumunda patent hakkı gerçek sahibine verilir. 

    Patent verilebilmesi için aranan Tekniğin Bilinen Durumu'nu aşma kriterinin aranmadığı, yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarının yeterli görüldüğü buluş çeşidi Faydalı Model'dir. Patent ile kıyaslandığında küçük buluşlara verilen belgeye Faydalı Model denilmektedir.
     Genel anlamda, KOBİ'lerin buluş üretmesini ve bunları sanayiye uygulamasını teşvik etmek amacıyla düşünülmüş bir belge çeşididir. Patente oranla daha az maliyetli ve resmi işlemleri daha kısa süren basit bir sistemdir.
    Bununla birlikte, yüksek bir teknoloji gerektirmesi sebebiyle, usuller ve usul uygulanarak elde edilen ürünler faydalı model koruması dışında bırakılmıştır. Konusu kimyasal madde olan buluşlar da aynı şekilde faydalı model koruması dışında bırakılmıştır.

    Buluşun faaliyetine girişilebilmesi için bir Ar-Ge çalışması gerektirdiği düşünüldüğünde, başvurudan çok daha önce Ar-Ge çalışmaları sırasında atılması gerekli ilk adım hali hazırda bilinen ve mevcut tekniğe ilişkin bir Patent araştırmasının yapılmasıdır. Bu araştırma, Ar-Ge faaliyetine yön vereceği gibi zaten mevcut olması sebebiyle başvuru yapılması gerektirmeyecek buluşlar üzerinde ciddi maliyet ve zaman kaybını önleyecek çok önemli bir faaliyettir. Bu araştırma sonucu buluş konusu ile ilgili elde edilen verilerle, aynı konuda dünyadaki çalışmalar görülmüş olacak ve ilk olarak Ar-Ge buna göre yönlendirilmiş olacak ve başvuru aşamasında ise benzerleri dikkate alınarak çok daha dikkatli bir başvuru yapılması imkânı doğacak ve böylece korunması istenilen hak daha iyi belirlenmiş olacaktır. Kapsamlı bir Patent araştırmasının maliyeti 1.000-2.500 USD arasında değişmektedir. Bununla birlikte, buluş konusunda çalışan herkes de http://ep.espacenet.com adresi aracılığıyla yayınlanmış patentler ile ilgili ciddi bir çalışma yapabilmektedir.

    Türkiye'de yürürlükte olan mevzuattan dolayı bazı özel hallerde yasal olmamasına rağmen aynı konu ile ilgili birbirinden bağımsız kişi veya kuruluşlara özellikle Faydalı Model belgeleri verilebilmektedir. Böyle bir durumda gerçek hak sahibi dava yoluyla her zaman için hakkının kendisine verilmesini talep edebilir. 
    Patent başvurusu için gereken evrakların TÜRKPATENT’e evrak girişinin gerçekleştiği gün koruma başlar. Ancak buluş henüz bir inceleme veya araştırmaya tabi tutulmadığı için "yenilik" ya da "buluş basamağı" kriterleri değerlendirilemeyeceğinden Patentin getirdiği yaptırım haklarının en azından buluş ilana çıkıncaya kadar (bu süre başvuru tarihinden itibaren 18 aydır) saklı tutulması ve eğer bu arada bir taklit durumu meydana gelirse, taklit ettiği düşünülen kişilere noter aracılığıyla ihtar gönderilmesi daha sağlıklı olacaktır.

    • İncelemeli Patent (koruma süresi 20 yıl)
    • Faydalı Model Belgesi (10 yıl) olmak üzere iki çeşittir.

    TÜRKPATENT yaklaşık 2015 den bu yana spesifik başvurular hariç tüm başvuruları ararştırıp inceleyebiliyor. Sinai Mülkiyet Kanuunu ile birlikte süreler oldukça kısaldı. TÜRKPATENT’in taahhüt ettiği sürelere uyması  ve erken ilan talebi yapılması durumunda faydalı modelde belge alma süreci yaklaşık 10-12 ay olması tahmin edilmektedir. Patent başvurularında  tüm sürecin olumlu olması durumunda belge alma süreci yaklaşık 36 aydır. 
    Sinai Mülkiyet Kanununda faydalı modellerde araştırma olduğu için, Faydalı model başvuru maliyeti  yaklaşık 1000-1500 USD. Patent başvurularında  süreçe bağlı olarak 1.850-3.500 USD arasında değişmektedir. Burada belirtilen maliyetler ile ilgili bilinmesi gerekli bir diğer husus da, ödenmesi gerekli ücretlerin belge alma süresi boyunca gerekli zamanlarda ödenecek olmasıdır. Yine bilinmesi gerekli bir diğer husus ise belge sahiplerinin TÜRKPATENT’e yıllık harç ödemek zorunluluğunda bulunmalarıdır. 

    Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle korunan buluşu kullanmak zorundadır. Kullanımın değerlendirilmesinde pazar şartları ve patent sahibinin kontrolü ve iradesi dışındaki şartlar göz önünde tutulur.  Ayrıca, Patent ya da Faydalı Modelin koruma süresi boyunca yenilme ücretinin ödenmesi gerekmektedir. İlk yenileme başvuru tarihinden itibaren 3. Yılda, diğer yenilemeler her yıl ödenmelidir.
    Patent ya da Faydalı Model hangi ülkede alınmışsa o ülkede koruma sağlayan belgelerdir. Bu sebeple Türkiye'de belgeye bağlanmış bir patent ya da Faydalı Model ancak Türkiye'de koruma altında olacaktır. Başkaca ülkelerde buluşun korunması istendiğinde, istenilen ülkelerin patent ofislerine tescil için müracaat edilmesi gerekmektedir. 
    Evet, alınabilir. Patentli bir ürün üzerinde patente konu olabilecek ikinci bir buluş yapılabilir, ikinci yapılan buluşun da patent belgesi almaya hakkı vardır. Dikkat edilmesi gereken husus koruma süresi içerisinde her iki patent sahibi de birbirlerinden izin almaksızın, birbirlerinin buluşlarını kullanamazlar.
    Patentli bir ürün üzerinde tamir, hakkın kapsamının ihlali anlamına gelmez. Kişi veya kuruluşlar bedel ödeyerek aldıkları bir patentli ürün üzerinde tamir işlemi yapabilirler. Çünkü Patent sahibi ürünü satarak üzerindeki koruma hakkını tüketmektedir.
    Fakat son kullanıcı harici bir kişi tarafından, patent sahibinden izin almaksızın, ticari bir amaçla, patentin esaslı parçaları üzerinde yapılacak tamir kapsamını aşarak yeniden elde etme, üretme boyutuna girecek şekildeki faaliyetler tamir olarak değerlendirilemez. Bu tür durumların somut örneğe göre değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
    Temel olarak yurtdışında üç şekilde koruma talep edilir.
     • Klasik Patent
    Korumanın sadece 2-3 ülkeyle sınırlı kalacağı durumlarda tercih edilmelidir. Her ülke için tek tek başvuru yapılıp her ülkede ayrı ayrı tüm patent süreci (araştırma, inceleme) tekrarlanır.
     • PCT (Patent İşbirliği Anlaşması)
    Koruma çok sayıda ülkede talep edilecek ise tercih edilmelidir. Tek bir başvuru ile PCT’ye üye olan 146 ülkenin tamamında koruma talep edilebilmektedir. PCT patenti bir belge değildir. Araştırma inceleme işlemlerinin ortak yapıldığı bir sistemdir. Bu ortak araştırma ve inceleme raporları daha sonra PTC’ye üye ülkelere geçiş yapıldığında etkisini gösterecektir.
     • EPC (Avrupa Patent Sözleşmesi)
    Sadece Avrupa kapsamında (38 ülke) bir koruma düşünülüyor ise tercih edilmelidir. Araştırma ve inceleme işlemleri tamamlandıktan sonra eğer patent başvuru kriterlerini sağlarsa belge alır ve EPC'ye üye ülkelerden istenilenlerde sunulan tercümeyle birlikte koruma başlatılır. 
    • Buluşun ekonomik faydalarından sadece buluş sahibinin yararlanmasına imkân vererek, rakiplerine karşı teknik ve ekonomik üstünlük kazandırır.
    • Mülkiyet hakkı sağlayan bir hak olarak devir alınabilir ve devir edilebilir.
    • Söz konusu buluştan başkalarının (rakiplerin), yararlanmasını yasaklama hakkı sağlar.
    • Buluşun ekonomik faydalarından sadece buluş sahibinin yararlanmasına imkân vererek, rakiplerine karşı teknik ve ekonomik üstünlük kazandırır.
    • Mülkiyet hakkı sağlayan bir hak olarak devir alınabilir ve devir edilebilir.
    • Söz konusu buluştan başkalarının (rakiplerin), yararlanmasını yasaklama hakkı sağlar.
    • Lisans verilmesi yoluyla başka kişilere hak tanıma imkânı verir. Lisans bir tür kiralama hakkıdır. Böylece, buluş sahibi buluşunu kendisi kullanırken, ekonomik bir yarar karşılığında ya da karşı lisanslar alınması karşılığında, başkalarına da söz konusu hakkı kullandırma hakkını elinde tutmuş olur.
    • Tüm dünyada olduğu gibi ticari bir prestij sebebidir.
    • Taklit edilmesi halinde hukuki ve cezai her türlü yasal imkânın kullanılmasına imkân verir. 

    Başvuru yapılmadan önce sektördeki son durum ciddi bir şekilde (piyasalarda, TÜRKPATENT kayıtlarından, Avrupa Patent Ofisi araştırma sayfasından vb.) yenilik araştırması yapılmalıdır. Buluşunu hiçbir kişi veya kuruluşla paylaşmadan, güvendiği, yeterlilik sahibi bir patent vekiliyle irtibata geçmelidir. 
    Patentli bir ürünü taklit etmek çok ağır cezalarla karşı karşıya kalmamız anlamına gelmektedir. Asgari olarak aşağıdaki aşamalar gerçekleştirilmelidir:
    • Yapmış olduğu üretimin dayandığı bir patent başvurusu olup olmadığını netleştirmelidir.
    • Patent bültenlerinden sektörlerindeki rakiplerinin geliştirdiği yenilikleri yakından takip etmeli gerekli gördüğü durumlarda müdahil olmalıdır.
    • Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler bir kişiden oluşsa dahi Ar-Ge departmanlarını kurmalıdır.
    • Periyodik aralıklarla "Avrupa Patent Ofisi ve Türk Patent ve Marka Kurumu" web sayfaları incelenerek yenilikler ve gelişmeler yakından takip edilmelidir. 

    Tabii ki, eğer yaptığınız makinenin çalışma mantığı açısından dünyada benzerleri yoksa veya yaptığınız makine emsallerine oranla çok ciddi bir artı sağlıyorsa Patent başvurusu yapılması tavsiye edilmektedir. Diğer taraftan eğer aynı mantıkta çalışan farklı birçok makine halihazırda piyasada mevcutsa ancak sizin makineniz sadece belli detaylarda diğerlerinden ayrılıyorsa tavsiyemiz Faydalı Model başvurusu yapmamız yönünde olacaktır. Bununla beraber net bir karar ancak makinenin ve içerdiği yeniliklerin uzman bir patent vekili tarafından incelenmesi sonucunda verilebilir. 

    Bu sorunun cevabı yapılan değişikliğin türüne göre farklılık göstermektedir. Genellikle malzemeye yönelik basit değişiklikler (çelik olan bir parçayı alüminyum yapmak gibi) gerçekten bir avantaj sağlamıyorsa buluş niteliği taşımadığı için Faydalı Model veya Patentle korunamamaktadır. Diğer taraftan kullanılan malzemede içerik açısından yenilikler varsa (malzeme alaşımını değiştirerek daha hafif ama daha mukavim bir malzeme üretmek gibi), bu tür buluşlar doğrudan kimya ve malzeme bilimi ile ilgili olduğundan ancak patentle korunabilmektedir. 
    Patent/Faydalı Model hakkı sahibi Türkiye'de bir Patent/Faydalı Model başvurusu yaptıktan ve tercihen başvurusu yayınlandıktan sonra:
    • Patent/Faydalı Model konusu ürününün izni olmadan her türlü satış ve imalatı yasaklama
    • Patent/Faydalı Model konusu ürünün izni olmadan ihraç ve Türkiye'ye ithal edilmesine engel olma
    • Patent/Faydalı Model konusu ürünün izni olmadan kişisel amaçtan fazla elde bulundurulmasını ve kullanılmasını yasaklama
    • Patent/Faydalı Model hakkının kullanılmasının başkasına teklif edilmesini yasaklama
    • Patent konusu bir usulü kullanılarak üretilmiş olan ürünlerin satılmasını, ticari amaçla elde bulundurulmasını ve ithalini yasaklama hakkına sahip olup yukarıda sayılı olan fiillerden birisinin veya birkaçının işlenmesi halinde Patent/Faydalı Model hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek dava açma yetkisine sahip bulunmaktadır. Bu sayede Patent/Faydalı Model hakkını elinde bulunduran kişi piyasada kendi alanında tekel olabilme imkânına sahiptir. 

    Gerçekten yeni olduğuna inandığınız bir buluşunuz varsa, bunu koruma altına almanızı önemle tavsiye ediyoruz. Aksi takdirde:
    • Rakip firmalarının hemen ürününüzü taklit yoluna gidip belki de daha düşük fiyatlarla piyasaya sürerek pazar payınızı ciddi oranda daraltması,
    • Bazı şahısların sizin buluşunuzu kendi adına bir Patent/Faydalı Model başvurusu yaparak size yaptırım uygulamaya çalışması (bu durumda sizin aksini ispatlamanız ortada bir başvuru olmadığından bazen yıllar alabilmektedir) gibi senaryolar sizin için ne yazık ki kaçınılmaz olacaktır.

    Ne yazık ki hayır. Bir Patent/Faydalı Model başvurusu sadece başvurulduğu ülkede geçerlidir. Bununla beraber eğer yurtdışında da bir koruma istiyorsanız yurtdışı başvurunuzu Türkiye'deki başvuru tarihinden itibaren en geç 12 ay içersinde size uygun olan bir yurtdışı patent başvuru sistemini seçmek suretiyle (PTC, EPC veya klasik patent gibi) yapmanız gerekmektedir.
    Buradaki hassas nokta rakip firmanın yaptığı değişikliklerin içeriğidir. Bu bağlamda, yapılacak ilk şey rakip firmanın yaptığı başvurunun sizin başvurunuzun istemleri dahilinde kalıp kalmadığının tespitidir. Eğer başvurunuzu gerçekten uzman bir patent vekili hazırlamışsa zaten istemleri mümkün olduğunca geniş tutacak böylece rakip firmaların basit değişikliklerle sizin başvurunuzu aşmasını bu yolla engelleyecektir, ikinci olarak, rakip firmanın faydalı modelinde ortaya konan ürünün gerçekten buluş niteliği taşıyıp taşımadığı, diğer bir deyişle emsallerine oranla gerçekten teknik bir artısı olup olmadığı uzman bir vekilin görüşleri ışığında değerlendirilmelidir. Zira genel pratikte bir ürününün Patent/Faydalı Model hakkını elde edebilmesi için buluş niteliği taşıması en temel şarttır.
    Her iki şekilde yapılacak çalışma sonucunda ürünün buluş niteliği içermediği ve/veya sizin faydalı modelinizi ihlal ettiğini tespit ederseniz, atmanız gereken bir sonraki adım rakip firmanın faydalı modeline Resmi Patent Bülteni'nde yayınlandıktan sonra bu başvuruya itiraz etmek olmalıdır.
    Diğer taraftan, tavsiyemiz her zaman için bir geliştirme yaptığınızda patent/faydalı model başvurusu yapmadan önce "Ben bir rakip firma olsaydım bu ürünü nasıl taklit ederdim?" şeklinde düşünmeniz, bu düşünce ışığında çeşitli alternatif yapılanmaları kafanızda ortaya koymanız ve patent vekilinizi başvuru öncesi bu konuda bilgilendirmeniz yönünde olacaktır.

    Sınai Mülkiyet Kanununda "Patentlenebilir buluşlar" ile "Patentlenebilirliğin istisnaları” madde 82 de sıralanmıştır.
    Bu maddeye göre bilgisayar programlarının buluş niteliğinde sayılamayacağı belirtilmiştir. Bilgisayar yazılımları belirli programlama dilleri kullanılarak kodlar vasıtasıyla hazırlanmakta ve yüklendikleri bilgisayarlarda iş görmektedirler. Burada kastedilen korunmama bu kodlar sonucu ortaya çıkan yazılımın kendisidir. Bu ortaya çıkan yazılım bilim eserleri gibi Copyright kanunuyla korunmaktadır.

    Bazı durumlarda bahsedilen kodlar vasıtasıyla ortaya konulan yazılımların algoritmaları "yeni, sanayiye uygulanabilir ve konuda uzman olan bir kişi tarafından aşikâr şekilde ortaya konulamayacak çözümler" içerebilmektedir. Bu başlıklar ise patentle korunabilecek konular ve buluşlar arasında sayılmıştır.
    Eğer ortaya konulan yazılım sadece gelir getirecek bir inovasyon ise örneğin, farklı bir raporlama, pazarlama, sipariş alma veya bir ödeme yöntemi vb. başka bir değişle var olan bir "teknik probleme çözüm" getirmiyorsa, sadece yenilik sunuyor ve bu yenilik orta düzey bir uzmanın fazla bir düşünsel faaliyet yapmaksızın ortaya koyabileceği yenilik ise patent alamayacaktır.
    Ancak eğer yazılımınız:
    Teknik probleme çözüm getiriyorsa, 
     Bu çözüm yeni ise, 
     Bu çözüm sanayinin herhangi bir dalına uygulanabiliyor ise, 
     Çözümünüz konuda uzman bir kişiye bahsedilen problemi söylediğinizde basitçe ortaya koyabileceği bir çözüm değilse, algoritma ve/veya donanımlar olarak bir sistem şeklinde koruma imkânı vardır. Somut proje hakkında teknik bilgiler olmaksızın yapılacak yorumlar bizleri hatalı yönlendirmelere sevk edebilir. Bu sebeple projenin detayları bir patent vekiliyle paylaşılarak vekilin yorum yapması daha sıhhatli bir sonuca götürecektir. 

    Bilim Kurulunun 02 Kasım 2013 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında, ülkemiz kaynaklı ulusal ve uluslararası patent başvuru sayısının artırılması, gerçek ve tüzel kişilerin patent başvurusu yapmaya teşvik edilmesi ve ülkemizdeki patent sayısının artırılmasını hedefleyen 1602 kodlu TÜBİTAK Patent Destek Programı 01.01.2014 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

    Bu program kapsamında Türk Patent ve Marka Kurumu, Dünya Fikri Haklar Örgütüne(WIPO), Avrupa Patent Ofisine (EPO), Japonya Patent Ofisine(JPO), Amerika Birleşik Devletler Patent ve Marka Ofisine (USPTO) yapılacak olan patent başvuruları desteklenecektir. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye TÜBİTAK internet sayfasından ulaşılabilir. 



    İki farklı destek uygulaması ile yurtdışında markalaşmaya destek verilmektedir. 

    • Ekonomi Bakanlığı'na bağlı İhracat Genel Müdürlüğü, Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında sağlanan destekler doğrudan İhracatçı Birliklerince, yurtdışında markaya dayalı tanıtım harcaması yapan firmalara, Dış Ticaret Sermaye Şirketi (DTSŞ) ve Sektörel Dış Ticaret Şirketi (SDŞ) statüsündeki şirketlere verilmektedir.

    • Bir diğer destek uygulaması ise KOSGEB tarafından verilen markalaşma destekleridir.

    Destek uygulamaları hakkında KOSGEB Başkanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı yanında Sektörel İhracatçı Birlikleri'nden detaylı bilgi alınabilir.

    Marka sahibi, markasını kullanarak ya da başkasının kullanmasına izin vererek markasından ekonomik menfaat elde eder. Marka ile elde edilen hak devredilebilir, lisans sözleşmesi yoluyla kiralanabilir, veraset yolu ile varislere intikal edebilir ya da rehin edilebilir. Marka üzerinde yapılan devir, lisans, veraset ve intikal, rehin gibi tasarruflarla, adres ve unvan değişikliklerinin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edebilmesi için marka siciline kayıt edilmesi gereklidir. Bunun için de, bu değişiklikler Türk Patent ve Marka Kurumu’na bildirilmelidir.

    Tasarım, bir ürünün tamamının veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, biçim, doku, malzemenin esnekliği ve süslemesi gibi insan duyuları ile algılanabilen çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu görünümdür. Diğer bir deyişle tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür.
    Bu konuda tek yetkili kurum Türk Patent Enstitüsü'dür.Bir tasarımın belgeye bağlanarak korunabilmesi için aranan iki temel kriter vardır. Bunlardan ilki yenilik ve ikincisi ise ayırt ediciliktir. Her iki kriter paranın iki yüzü gibi birbirine bağlıdır.
    • Yenilik; önceden hiç bilinmeyen ya da bilinen bir çözüm üzerinde çalışılarak, değişik yorumlar, yaklaşımlar ve detay çözümlemeleri ile farklı bir ürünün ortaya konulması yenilik olarak değerlendirilir. Yeniliğin belirlenmesinde, söz konusu tasarımın daha önce hak sahibi tarafından ya da başkaları tarafından kamuya sunulmuş olup olmadığına bakılır. Yenilik, mutlak anlamda ele alındığından, bir tasarımın benzeri daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuşsa söz konusu tasarımın yenilik özelliği ortadan kalkmış demektir. Yenilik değerlendirmesinde, ortak özellikle öncelikle ele alınır ve küçük ayrıntılarda farklılık yenilik olarak değerlendirilmez.
     • Ayırt Edicilik; koruma talep edilen bir tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile, benzer olduğu iddia edilen ve kıyaslanan herhangi bir başka tasarımın, böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasındaki belirgin farklılık ayırt ediciliktir. Burada aranan farklılık belirgin bir farklılıktır. Bilgilenmiş kullanıcı, ne normal bir kullanıcıdır, ne de uzman bir kişi. Bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu tasarım hakkında bilgi sahibi olan ve daha önce o ürünü kullanmış ve ürün hakkında deneyim sahibi olan kişidir. Örneğin, oturma grubu tasarımı için bir ev hanımı bilgilenmiş kullanıcıdır.

    Bir tasarımın belgeye bağlanarak korunabilmesi için aranan iki temel kriter vardır. Bunlardan ilki yenilik ve ikincisi ise ayırt ediciliktir. Her iki kriter paranın iki yüzü gibi birbirine bağlıdır.

    • Yenilik; önceden hiç bilinmeyen ya da bilinen bir çözüm üzerinde çalışılarak, değişik yorumlar, yaklaşımlar ve detay çözümlemeleri ile farklı bir ürünün ortaya konulması yenilik olarak değerlendirilir. Yeniliğin belirlenmesinde, söz konusu tasarımın daha önce hak sahibi tarafından ya da başkaları tarafından kamuya sunulmuş olup olmadığına bakılır. Yenilik, mutlak anlamda ele alındığından, bir tasarımın benzeri daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuşsa söz konusu tasarımın yenilik özelliği ortadan kalkmış demektir. Yenilik değerlendirmesinde, ortak özellikle öncelikle ele alınır ve küçük ayrıntılarda farklılık yenilik olarak değerlendirilmez.

    • Ayırt Edicilik; koruma talep edilen bir tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile, benzer olduğu iddia edilen ve kıyaslanan herhangi bir başka tasarımın, böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasındaki belirgin farklılık ayırt ediciliktir. Burada aranan farklılık belirgin bir farklılıktır. Bilgilenmiş kullanıcı, ne normal bir kullanıcıdır, ne de uzman bir kişi. Bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu tasarım hakkında bilgi sahibi olan ve daha önce o ürünü kullanmış ve ürün hakkında deneyim sahibi olan kişidir. Örneğin, oturma grubu tasarımı için bir ev hanımı bilgilenmiş kullanıcıdır.

  • Yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmayan tasarımlar,
  • Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı tasarımları,
  • Teknik fonksiyonun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar,
  • Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak belirli biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar koruma kapsamı dışında tutulmaktadır.
  • Tasarım başvurusu için gerekli müracaat evraklarının Türk Patent ve Marka Kurumu’nda (TÜRKPATENT) kayda girdiği tarih, saat ve dakika itibariyle koruma başlamaktadır. Ancak, müracaatı yapılan bir tasarım, başvuru aşamasında inceleme ve araştırmaya tabi tutulmaktadır. Bu nedenle başvurusu yapılan tasarımın ticari zarara uğramaması için başvurunun TÜRKPATENT Resmi Tasarım Bülteni'nde ilana açılana kadar kullanılmaması daha doğru olacaktır.
    Ayırt edici nitelik; iki ürün yan yana getirildiğinde bilirkişi incelemesi sonucu, o ürünlerin tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenim olarak değerlendirilmektedir. Ayırt edicilik değerlendirilmesi benzerlikler üzerinden yapılmaktadır. (Tasarımlar üzerinde "%" oranlarıyla benzerlik kriteri yapılmamaktadır.) Tasarımlarda ayırt edici nitelik kriteri; ürün üzerinde yapılacak "7-8" (sekiz) değişiklik veya "%35" oranındaki farklılık şeklinde algılanmaktadır ki bu yanlış düşüncenin herhangi bir kanuni dayanağı yoktur. 
    Tasarımın ekonomik faydalarından sadece tasarım hak sahibinin yararlanmasına imkân vererek, rakiplerine karşı ekonomik üstünlük kazandırmaktadır.
    • Mülkiyet hakkı sağlayan bir hak olarak devir alınabilir ve devir edilebilir.
    • Söz konusu tasarım üzerinden başkalarının (rakiplerin), yararlanmasını yasaklama hakkı sağlar.
    • Lisans verilmesi yoluyla başka kişilere hak tanıma imkânı verir. Böylece, tasarım hak sahibi tasarımını kendisi kullanırken, ekonomik bir yarar karşılığında ya da karşı lisanslar alınması karşılığında, başkalarına da söz konusu hakkı kullandırma hakkını elinde tutmuş olur.
    • Tüm dünyada olduğu gibi ticari bir prestij sebebidir.
    • Taklit edilmesi halinde hukuki her türlü yasal imkanın kullanılmasına imkân verir.

    Firma bazında ve sınıf bazında olmak üzere iki kriterde araştırma yapılabilmekte olup araştırma verileri Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurusu yapılmış tasarımları içermektedir.
    Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan başvuruları TÜRKPATENT resmi internet sitesinde her ay 2 defa yayınlanan Tasarımlar Resmi Bültenleri' ne abone olmak koşulu ile takip etmek mümkündür. 

    Tescilli bir tasarımınız 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında  kullanılıyorsa kanunda öngörülen hukuk davalarından birini açabilirsiniz. Dava için başvuracağınız merci, İhtisas Mahkemeleri olarak hizmet veren Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'dir (FSHHM). Eğer bulunduğunuz ilde FSHHM yoksa Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne başvurmanız gerekir
    Tasarım hakkı sahibi tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya tecavüz fiilinin gerçekleştiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
    Üçüncü kişiler tarafından tasarım başvurusu veya tasarım sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. 

    Yeni Sınai Mülkiyet Kanunu ile Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksekokullarda, üniversite mensuplarının bilimsel çalışma neticesinde oluşturdukları tasarımlar üzerindeki hakkın üniversitelere ait olduğu düzenlenmiştir. Üniversitenin ilgili tasarım üzerinde elde etmiş olduğu gelirin %50 sini öğretim elemanına vermesi gerekmektedir. 
    Türk Patent ve Marka Kurumuna müracaatı yapılan tasarımlar, tescil edilmek üzere aylık olarak yayınlanan Resmi Tasarımlar Bültenleri'nde ilan edilmektedir. 
    Tasarım izleme sisteminde amaç, bültenlerde ilan edilen tasarım başvurularının, tasarım hak sahipleri adına tescilli tasarımlara benzerlik yönünden karşılaştırılması ve benzer tasarımları içeren başvuruların tescilinin engellenmesine yönelik bir çalışmadır.
    Aylık olarak yayınlanan resmi tasarımlar bültenlerinde ilana çıkan benzer veya yakın benzer tasarımların yer aldığı başvurulara itiraz edilmediği takdirde, müracaat edilen tasarımın tescil işlemi gerçekleşecektir. Tasarım izleme hizmeti alan hak sahipleri tespit edilen benzer tasarım başvurularına zamanında itiraz ederek haklarını korumalarına yönelik adımı atmış olacaklardır. 

    Yurtdışı Tasarım İzleme işlemi, yurtdışında uluslararası veya ülkesel olarak tescil müracaatı yapılan tasarımların, tescil edilmek üzere uluslararası bültenlerde veya ülkesel tasarım müracaat bültenlerinden aylık olarak izlenmesini kapsayan bir hizmettir. Destek Patent'in bu alanda uluslararası kuruluşlarla yaptığı işbirliği çerçevesinde, yurtdışında da hak sahibinin tasarımını  izlemetmesi mümkündür. 
    Temel olarak yurtdışında üç şekilde koruma talep edilir:

     • Topluluk Tasarım Tescil Sistemi
    Avrupa Birliği üyesi ülkelerini kapsayan  ve tek bir başvuru ile 27 Avrupa Birliği ülkesinde tasarımların koruma altına alınabilmesini sağlayan bir sistemdir.

     •  Lahey Antlaşması kapsamında uluslararası tescil sistemi 
    01.01.2005 tarihinden itibaren ülkemizde uygulanmaya başlayan tasarımların uluslararası tesciline ilişkin Lahey Anlaşması Cenevre Metni'ne göre tek bir başvuru ile üye ülkede/ülkelerde (üye ülkeler içerisinden müracaat talep edilen ülkeleri seçme şansı mevcuttur) tasarım tescili yaptırmak mümkün olmaktadır.

    • Ülkesel Başvuru Sistemi
    Yukarıda sayılan tescil sistemlerine dahil olmayan yada spesifik 1-2 ülkede başvuru talep edilmesi durumunda tercih edilen başvuru şeklindir. Başvuru talep edilen her ülke için tek tek başvuru yapılarak tescil talebinde bulunulması gerekmektedir. 
    Toplu tescil sistemleri; OHIM (Avrupa Birliği Uyumlaştırma Ofisi) ne yapılacak tek bir başvuru ile 27 Avrupa ülkesinin tamamında geçerli olan tescil imkânı veya Uluslararası Büro (WIPO) nezdinde yapılacak tek bir başvuru ile tercih edilen ülke/ülkelerde endüstriyel tasarım koruması elde etme imkanı veren uluslararası tescil sistemleridir. Bu sistemlerle yapılacak başvuruların ayrı ayrı yapılacak başvuruya oranla daha az maliyetli olması ve tüm işlemlerin tek bir merkezden yürütülmesi sistemin önemli bir avantajlarıdır.
    Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), kanunlarla bu konuda yetkili kılınmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu Ankara'da faaliyet gösteren Bilim, Sanayi ve  Teknoloji Bakanlığı'na bağlı özerk bir kurumdur. Türk Patent ve Marka Kurumu’nda işlem yapma yetkisi ise bizzat müracaat eden gerçek hak sahiplerine veya hak sahiplerini Kurum nezdinde temsile yetkili ve sicile kayıtlı resmi marka/patent vekillerine tanınmıştır. 
    Bir tasarımın belgeye bağlanarak korunabilmesi için aranan iki temel kriter vardır. Bunlardan ilki yenilik ve ikincisi ise ayırt ediciliktir. 
    Yenilik; önceden hiç bilinmeyen ya da bilinen bir çözüm üzerinde çalışılarak, değişik yorumlar, yaklaşımlar ve detay çözümlemeleri ile farklı bir ürünün ortaya konulması yenilik olarak değerlendirilir. Yeniliğin belirlenmesinde, söz konusu tasarımın daha önce hak sahibi tarafından ya da başkaları tarafından kamuya sunulmuş olup olmadığına bakılır. Yenilik, mutlak anlamda ele alındığından, bir tasarımın benzeri daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuşsa söz konusu tasarımın yenilik özelliği ortadan kalkmış demektir. Yenilik değerlendirmesinde, ortak özellikle öncelikle ele alınır ve küçük ayrıntılarda farklılık yenilik olarak değerlendirilmez.

    Ayırt Edicilik; koruma talep edilen bir tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile, benzer olduğu iddia edilen ve kıyaslanan herhangi bir başka tasarımın, böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasındaki belirgin farklılık ayırt ediciliktir. Burada aranan farklılık belirgin bir farklılıktır. Bilgilenmiş kullanıcı, ne normal bir kullanıcıdır, ne de uzman bir kişi. Bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu tasarım hakkında bilgi sahibi olan ve daha önce o ürünü kullanmış ve ürün hakkında deneyim sahibi olan kişidir. Örneğin, oturma grubu tasarımı için bir ev hanımı bilgilenmiş kullanıcıdır.

    Öncelikle tescil edilmek istenen tasarım/ürünün yeni ve  ayırt edici olması bir zorunluluktur. Buna göre, üzerinde çalışılan tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarını en baştan sağlanması beklenmektedir. Aksi bir durum başvurunun yayını öncesi Kurum tarafından yapılacak ön incelemede tespit edilmesi halinde tesciline engel olacağı gibi,  söz konusu tasarım tescil edilse dahi piyasada mevcut benzer ürünlerden ayırt edilmesi sağlanmış olmayacağından, tasarımdan beklenilen hukuki ve ekonomik yararlar sağlanamayacak ve tasarımın tescilinin etkisi çok az olacaktır.
    Bu sebeple nitelikli ve özgün tasarımların geliştirilmesi amaçlanmalıdır.  

    Evet, alınabilir. Patentli bir ürün üzerinde patente konu olabilecek ikinci bir buluş yapılabilir, ikinci yapılan buluşun da patent belgesi almaya hakkı vardır. Dikkat edilmesi gereken husus koruma süresi içerisinde her iki patent sahibi de birbirlerinden izin almaksızın, birbirlerinin buluşlarını kullanamazlar. 

    Patentli bir ürün üzerinde tamir, hakkın kapsamının ihlali anlamına gelmez. Kişi veya kuruluşlar bedel ödeyerek aldıkları bir patentli ürün üzerinde tamir işlemi yapabilirler. Çünkü Patent sahibi ürünü satarak üzerindeki koruma hakkını tüketmektedir. 
    Fakat son kullanıcı harici bir kişi tarafından, patent sahibinden izin almaksızın, ticari bir amaçla, patentin esaslı parçaları üzerinde yapılacak tamir kapsamını aşarak yeniden elde etme, üretme boyutuna girecek şekildeki faaliyetler tamir olarak değerlendirilemez. Bu tür durumların somut örneğe göre değerlendirilmesi yerinde olacaktır. 

    Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

    Marka, Patent ve Tasarım Tescili başta olmak üzere, Sınai Mülkiyet Haklarına ilişkin tüm işlemlerinizde Destek Hep Yanınızda…

    HİZMETLERİMİZ

    Marka, Patent ve teknolojik gelişmeler hakkında güncel haberleri takip edin...

    MarkArt

    Marka Bulma
    Sanatı...
    Bilgi Al

    Marka

    En Değerli Mülkünüz Markanız...
    Bilgi Al

    Patent

    Patentle daha çok kazanın!
    Bilgi Al

    Coğrafi İşaret

    Şehriniz
    Değeriniz Olsun!
    Bilgi Al

    Tasarım

    Farkınız, tasarımınız!
    Bilgi Al

    Marka Değerleme

    Ölçülmeyen değer,
    büyüyemez!
    Bilgi Al

    Marka

    En Değerli Mülkünüz Markanız...
    Bilgi Al

    Patent

    Patentle daha çok kazanın!
    Bilgi Al

    Coğrafi İşaret

    Şehriniz
    Değeriniz Olsun!
    Bilgi Al

    Endüstriyel Tasarım

    Farkınız, tasarımınız!
    Bilgi Al

    Marka Değerleme

    Ölçülmeyen değer, büyüyemez!
    Bilgi Al

    MarkArt

    Marka Bulma
    Sanatı...
    Bilgi Al