Sıkça Sorulan Sorular

Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerin, başka bir teşebbüsün mal veya hizmetlerden ayırt edilmesini sağlayan; kişi adları, sözcükler, şekiller, harfler, sayılar gibi baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarete verilen addır. Marka ile ilgili en önemli kriter, kullanılan işaretin benzer ürün ya da hizmetlerden farklılaşmayı sağlayan "Ayırt Edici Özelliğinin" bulunması gerekliliğidir.
Türk Patent Enstitüsü (TPE), kanunlarla bu konuda yetkili kılınmıştır. TPE Ankara'da faaliyet gösteren Sanayi Bakanlığı'na bağlı özerk bir kurumdur. Türk Patent Enstitüsü'nde işlem yapma yetkisi ise, bizzat müracaat eden gerçek hak sahiplerine veya hak sahiplerini Enstitü nezdinde temsile yetkili ve sicile kayıtlı resmi marka vekillerine tanınmıştır.
  • Marka tarifinde belirtildiği üzere marka tanımının dışında kalan ve öncelikli olarak Ayırt Edici olmayan herhangi bir işaretin marka olarak tescil edilmesi imkânı bulunmamaktadır. (556 s. KHK. m.7/a)
  • Aynı ya da aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar, (556 s. KHK. m.7/b)
  • Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretler de marka olarak tescil edilemez. (556 s. KHK.m.7/c)
  • Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan ya da belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları tek başına veya esas unsur olarak içeren işaretlerin tescili de mümkün değildir. (556 s. KHK. m.7/d)
  • Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretlerin marka olarak tescil edilmesi de mümkün değildir. (556 s. KHK. m.7/e)
  • Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler marka olarak tescil edilemez. (556 s. KHK. m.7/f)
  • Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış işaretler marka olarak tescil edilemez (556 s. KHK. m.7/g)
  • Kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer **armalar**, amblemler veya nişanları içeren işaretler marka olarak tescil edilemez. (556 s. KHK. m.7/h)
  • Sahibi tarafından izin verilmemiş bulunan tanınmış işaretler, dini değer ve sembolleri içeren işaretler ve kamu düzenine ya da genel ahlaka aykırı işaretler marka olarak tescil edilemez. (556 s. KHK. m.7/ı-j-k) Yukarıda sayılan unsurların marka olarak tescil edilerek şahıs veya tüzel kişilik adına korunması mümkün değildir.
  • Kullandığınız ticari işaretin -ayırt edici- taklit edilmesinden endişe duyulması halinde, en kısa sürede tescili için TPE'ye başvurulması gerekir. Diğer gerçek ya da tüzel kişiler sizden önce markanızın tescili için başvuruda bulunabilir ve sizin hak kaybınıza sebep olabilir. Markanız tescil edilebilirlik kriterlerine sahip ise tescil edilerek on yıl süre ile korunacaktır. Her on yılın sonunda yapacağınız yenileme talebi ile de koruma süresini istediğiniz kadar uzatmanız mümkün olacaktır. Bunun yanında;
    • Tescilli markanıza ait tüm haklar size aittir, 3. kişiler izinsiz kullanamaz.
    • Ayrıca markanızı bir başkasına devredebilir ya da kullanım hakkını (Lisans) verebilirsiniz.
  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları şahıs ve tüzel kişiler.
  • Paris Sözleşmesi'ne üye olan ülkelerin vatandaşları.
  • Öncelikle yukarıda belirtildiği üzere marka olarak tescil edilmek istenen işaretin ayırt edici olması bir zorunluluktur. Buna göre, üzerinde çalışılan işaretin ayırt edici bir işaret olmasının en baştan sağlanması gerekmektedir. Aksi durum işaretin tesciline engel olacağı gibi bir şekilde söz konusu işaret tescil edilse dahi üzerinde kullanılacağı ürün veya hizmetleri piyasada mevcut benzer ürün ya da hizmetlerden ayırt edilmesi sağlanmış olmayacağından markadan beklenilen hukuki ve ekonomik yararlar sağlanamayacak ve markanın etkisi çok az olacaktır.
     Yukarıda belirtildiği gibi, tescil edilmesi düşünülen bir işaretin aynısının ya da benzerinin başkaları tarafından daha önce tescil için başvurusunun yapılmış olması ya da tescil edilmiş bulunması marka olarak tescilin önünde bir engeldir. Bu durumda bir benzerlik araştırmasının yapılması zorunlu bir işlemdir. Böylece benzer markalar önceden tespit edilecek ve başvuru maliyetleri azaltılabileceği gibi üzerine ciddi yatırımlar yapılması düşünülen bir işaretin önceden tespiti ile yeni işaretlerin bulunabilmesi önemli ekonomik avantajlar sağlayacaktır.
    Marka başvurusu için gerekli müracaat evraklarının Türk Patent Enstitüsü'nde (TPE) kayda girdiği tarih, saat ve dakika itibariyle koruma başlamaktadır. Ancak, müracaatı yapılan bir marka, yönetmelikte belirtilen kriterlere göre inceleme ve araştırmaya tabi tutulmaktadır. Bu nedenle başvurusu yapılan markanın ticari zarara uğramamak adına en azından başvurunun TPE Resmi Marka Bülteni'nde ilana açılana kadar (ki bu başvuru tarihinden itibaren asgari 8-9 aydır) kullanılmaması daha sağlıklı olacaktır.
    Müracaat tarihi itibariyle, tüm şartların yerine getirilmesi ve belgelerin eksiksiz olarak TPE'ye sunulması halinde müracaatın belgeye bağlanma süresi yaklaşık 12-14 aydır. Bu sürenin uzamasına, inceleme aşamasında müracaatı yapılan markanın, tescilli ve işlemde olan benzerlerinin çokluğu ya da ilan aşamasında 3. kişilerden itiraz gelmesi gibi nedenler yol açabilir. Bu hallerde müracaatın belgeye bağlanma süresi asgari 18 - 24 aya çıkabilir.
    Tescilli bir markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka mahkeme kararı ile iptal edilebilir. Beş yıllık süre içinde marka iptal davası açılamaz. Ayrıca kullanmama haklı bir nedene dayanıyorsa, yine hükümsüzlüğe karar verilemez. Haklı nedenler, olağanüstü haller ya da mala veya piyasaya bağlı nedenler olabilir.
    Tescili talep edilecek markanın, marka vekili tarafından resmi müracaat öncesinde ön araştırma ve tescil edilebilirlilik değerlendirmesi sağlıklı olarak yapılmalıdır. Müracaat sonrası işlem süresinin uzun olması, tüm aşamalarda ve resmi yazışmalarda (sürenin yönetmelikler ile belirlenmiş ve sınırlandırılmış olması nedeniyle) hak kayıplarının önlenmesi açısından TPE siciline kayıtlı marka vekili ile çalışmak yararlı olacaktır.
    Tescil edilen marka belgesi, belgede yazılı olan ürün ve hizmetler üzerine markayı koyma ve kullanma hakkı verir ve sahibine tescilli markayı haksız yere kullanan ve taklit edenlere ihtarname çekme, markayı taşıyan ürünlere ihtiyati tedbir ve el koyma hakkı ile maddi ve manevi tazminat davası açma hakkını sağlar. Marka sahibi bu haklarını etkin bir şekilde kullanabilmesi için markasını olası taklitlere karşı etkin bir şekilde izlemeye almalıdır. Ayrıca, tescil edilmek üzere yayınlanan markalardan benzerlerini tespit etmek ve itiraz hakkını kullanarak ilgili markanın tescilini engellemek üzere vekillik bürolarından marka izleme hizmeti de alınmalıdır.
    • Bilinmesi gereken önemli bir husus şudur ki; başvuru hakkı, hak sahibine işareti bir marka olarak koruma hakkı sağlamaz. Zira tescili bekleyen bir hak olan başvuru hakkı tescil edilmesinden önce hak, haksız rekabet hükümlerine göre koruma altında bulunacak ancak markalar hukuki düzenlemesine göre korunamayacaktır.
    • Markanın tescili için yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla ilgili olarak tazminat talebi yapılabilir. Marka başvurusunun yayınlanması ile anlaşılması gereken, ilk idari inceleme işlemi sonrasında üçüncü kişilerin itirazına açıldığı 3 aylık bülten ilanı aşamasıdır. Bu aşama markanın yine henüz tescil edilmediği ve idari sürecin devam ettiği aşamadır. Ancak başvurunun yayını ile doğan haklar, tescilin yayınıyla birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı içinde değerlendirilir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar veremez.
    • Bu sebeplerle, markanın tescil edilmeden önce kullanılması tavsiye edilmemektedir. Bununla birlikte, uzun zamandır kullanılan ve benzeri olmadığı kesinlikle bilinen bir markanın zaten kullanılıyor olması sebebiyle, müracaat durumundan kaynaklanan kullanmama tavsiyesi içerisinde değerlendirilemeyeceği açıktır.
    • Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Marka tescilinin yayını ile anlaşılması gereken, idari işlemlerin son bulması ve markanın belgeye bağlanmasına karar verilmesi sonrası tescil ilanı aşamasıdır.
    • Marka tescil edildikten sonra her türlü hukuki veya cezai talepte bulunulabilir. Marka tescil edilmesi sonrası sahibine, tek başına kullanma hakkı veren ve bu yönüyle üzerinde ekonomik olarak yararlanma hakkı sağlayan bir belgedir.
    • Aynı şekilde, marka belgesi hak sahibine başkalarının aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların kullanılmasını önleme hakkı vermektedir. Söz konusu önleme hakkı, hakkın tecavüze uğradığına ilişkin tespit davası, ihtiyati tedbir istemli tecavüzün ortadan kaldırılması ve tazminat davası ve yine tecavüz fiillerinin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak ürünler ve ürünlerin üretilmesine yarayan kalıp ve parçalara el koymayı kapsayacak şekilde ceza davası açılması hakkını da vermektedir.
    Başvuru için gerekli evrakların TPE'ye verilmesi ile idari nitelikte bir inceleme süreci işlemeye başlar. Söz konusu başvuru, hak sahibine bir öncelik hakkı tanır ve bu öncelik hakkı, başvurunun kayda alındığı tarih, saat ve dakika itibariyle belirlenir.
    Başvuru hakkı, başkasının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir işareti aynı ya da benzer mal veya hizmetler için tescil ettirmesine engel olan bir haktır. Böylece başvuru ile elde edilen hak, sonraki başvuruların tescilini, TPE tarafından verilecek bir kararla ya da yapılacak bir itirazla önleme hakkı sağlayacaktır.
  • Başvuru hakkı, başvuru sahibinin veya vekilinin talebi üzerine, marka başvurusunda içerik, mal veya hizmetlerde değişiklikleri kapsamayan; başvuru sahibinin adı ve adresindeki hatalar, imla hatalarına ilişkin yanlışlıkların düzeltilmesi hakkı sağlar.
  • Başvuru hakkı, markanın tescil edilmesinden önce, başvuru sahibi tarafından geri çekilebilmesi imkânı sağlar.
  • Başvuru hakkı, başvuru sahibine mirasla geçebilen, devir edilebilen, haciz, rehin ya da lisans konusu yapılabilecek bir hak sağlar.
  • "Müseccel Marka"; tescil edilmiş ve tescilli olarak korunan marka anlamına gelmektedir.
  • ® işaretinin açılımı "Register" olarak yazılmakta ve "Tescillidir" anlamında mal ve hizmetlerde marka yanında kullanılmaktadır.
  • TM işaretinin açılımı "Trade Mark" olarak yazılmakta ve "Ticari Marka" anlamına gelmektedir. Tescil başvurusu yapılmış ve henüz tescil edilerek marka tescil belgesine bağlanmamış markalar için kullanılmaktadır.
  • © işaretinin açılımı "Copyright" olarak yazılmakta ve "Telif Hakkı" anlamında kullanılmaktadır.
  • 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkı’ndaki KHK uyarınca coğrafi işaret şu şekilde tanımlanmıştır: "Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretler". Bu işaretlerin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkı'ndaki KHK uyarınca ve m.7/a,c,f bentleri uyarınca marka özelliği taşımadığı ayrıca düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre, coğrafi işaret özelliği taşıyan işaretler marka olma niteliği taşımamaktadırlar. Buna rağmen, coğrafi işaret özelliği taşıdığı halde marka olarak tescil edilmiş işaretlerin 556 s. KHK uyarınca hükümsüz sayılmasına ilişkin dava açılması imkânı bulunmaktadır.

     

    Tescili talep edilecek olan markaya konu koruma talep edilecek ürünler, kanun ve yönetmeliklerde yer alan mal ve hizmet sınıfları dikkate alınarak, Türkiye genelinde tescilli tüm markalar ile tescil edilmek üzere yayınlanmış markalar arasında yapılan müracaat öncesi ön araştırmadır.

     

    Ticari Marka; üretimi yapılan ve satışa sunulan ürünlerin tanıtımında ve ayırt edilmesi amacıyla kullanılan ve sahibine inhisari hak sağlayan marka türüdür.
    Hizmet Markası ise; 1995 yılında yürürlüğe giren 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiş olan ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren danışmanlık, hastane, eğitim ve yazılım vb. işletmelerin sundukları hizmetleri kapsayacak şekilde tescilini aldıkları markalardır.

     

    Müracaatın mutlaka markalı ürün ya da hizmetin kullanımından önce yapılmasına özen gösterilmelidir. Ürünlerde veya sunulan hizmetlerde kullanılan markanın belirli bir tanınmışlığa ulaştıktan sonra karşılaşacağı riskler her zaman dikkate alınmalıdır.
    556 Sayılı KHK tıpkı, eski 551 Sayılı Markalar Kanunu gibi, markayı ilk tescil ettireni değil de markayı fiilen ilk kullananı koruyan bir düzenleme getirmiştir (556 Sayılı KHK Madde 8). Bu durumda bir markayı bilfiil ilk kullanan ve bu kullanımını kanıtlayan kişi, markanın gerçek hak sahibi konumundadır. Kanun gerçek marka hakkı sahibi olarak, markayı fiilen ilk kullanan kişiden yana bir tercih kullanmış bulunmaktadır. Bu durumda bir başka üçüncü kişi, markayı tescil ettirmiş olsa da, markayı fiilen ilk kullanan kişi bu fiili kullanımını kanıtlayarak kullanımından doğan öncelik hakkına dayanarak, sonradan markayı tescil ettiren kişiye hükümsüzlük davası açarak, markanın kendi adına tescil edilmesini sağlayabilmektedir.

     

    Marka Tescil Belgesi, hangi ülkede alınmışsa o ülkede koruma sağlayan bir belgedir. Bu sebeple Türkiye'de belgeye bağlanmış bir marka ancak Türkiye'de koruma altında olacaktır. Başka ülkelerde markanın korunması istendiğinde, istenilen ülkelerin patent ofislerine ya da toplu tescil sistem otoritelerine tescil için müracaat edilmesi gerekmektedir.

     

    Markalar tescil edildikleri ülkelerde korunur. Bu nedenle koruma talep edilen ülkelerde tescil başvurusu yapılmalıdır. Tüm dünyada geçerli bir tescil sistemi yoktur. Türkiye'nin yararlanabildiği 2 toplu tescil sistemi vardır: Topluluk Markası (CTM) ve Madrid Protokolü. Topluluk Markası, tek bir başvuru ile 27 Avrupa Birliği ülkesinde tescil olanağı sağlar. Madrid Protokolü çerçevesinde yapılan başvuru ile 2011 yılı itibariyle 84 üye ülkenin tamamı veya seçilen ülkeler için koruma sağlanabilmektedir.

     

    Yurtdışı marka tescil işlemlerinde “Toplu Tescil Sistemleri” ve bunun yanında ülkesel olarak müracaat işlemleri yapılabilmektedir. Topluluk Markası ve Madrid Protokolü toplu tescil sistemlerinden Türk firmaları yararlanabilmektedir. Toplu tescil sistemlerine üye olmayan diğer ülkeler için ise tek tek müracaat edilerek koruma sağlanabilir. Ayrıca toplu tescil sistemine üye olan ülkelere, hem ülkesel hem de toplu tescil sistemlerinden biri seçilerek marka tescil işlemi yapılabilir.

     

    Topluluk Markası

     

    Madrid Protokolü

     

    Tek başvuru

     

    Tek başvuru

     

    Tek dil

     

    Tek dil

     

    Üye ülkelerin tamamı için ülke seçimi mümkün değil.

     

    Üye ülkelerden istenilen seçilebilir.

     

    İşlem süresi belirsiz ve uzun.

     

    İşlem süresi belirli ve kısa. (En çok 18 ay)

     

    Daha önceki başvuru veya tescile bağımlı değil.

     

    Başvurunun dayandığı kaynak ülkedeki başvuru veya tescile bağımlı.

     

    Tek bir ülkede reddedilirse başvuru tamamen reddediliyor.

     

    Reddedilen ülkeler dışında tescile devam edilmesi mümkün.

     

    Tek bir ülkede kullanımı yeterli.

     

    Her ülkenin kendi kullanım süreleri dikkate alınıyor. Tek ülkede kullanım yeterli değil.

     

    Başvuru başka bir başvuruya bağımlı değil.

     

    Başvuru ve tescil kaynak başvuru veya tescile beş yıl boyunca bağımlı. Kaynak başvuru veya tescil iptal olursa, bağımlı başvuru veya tescil de iptal olur. Bu durumda ulusal başvurulara dönüşebilir.

     

    Avrupa Birliği ülkelerinin tamamı için geçerli olan Topluluk Markası, Avrupa Topluluğu Konseyi'nin 40/94 sayılı Topluluk Tüzüğü ile düzenlenmiştir. Avrupa Topluluğu ülkelerinin tümünde geçerli olan bir sistemdir. Sistem, Avrupa Birliği’ni bir devlet gibi kabul ederek hareket etmeyi gerektirmektedir. Bir tek marka başvurusuyla, Topluluk üyesi devletlerde geçerli olan marka tescil belgesi alınmaktadır. Türk vatandaşları da Paris Sözleşmesi gereğince Topluluk Markası tescil ettirebilirler ve Avrupa Topluluğu'nda korunmasını sağlayabilirler. Topluluk markası almak için, İspanya'nın Alicante şehrinde bulunan Topluluk Marka Ofisi’ne (OHIM) doğrudan veya bu maksatla topluluk üyesi ülkelerin Marka Tescili işlemini yapan ofislerine başvuruda bulunulması gerekmektedir.

     

    İki farklı destek uygulaması ile yurtdışında markalaşmaya destek verilmektedir. 

    • Ekonomi Bakanlığı'na bağlı İhracat Genel Müdürlüğü, Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında sağlanan destekler doğrudan İhracatçı Birliklerince, yurtdışında markaya dayalı tanıtım harcaması yapan firmalara, Dış Ticaret Sermaye Şirketi (DTSŞ) ve Sektörel Dış Ticaret Şirketi (SDŞ) statüsündeki şirketlere verilmektedir.

    • Bir diğer destek uygulaması ise KOSGEB tarafından verilen markalaşma destekleridir.
    Destek uygulamaları hakkında KOSGEB Başkanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı yanında Sektörel İhracatçı Birlikleri'nden detaylı bilgi alınabilir.
    Marka sahibi, markasını kullanarak ya da başkasının kullanmasına izin vererek markasından ekonomik menfaat elde eder. Marka tescil belgesi ile elde edilen hak devredilebilir, lisans sözleşmesi yoluyla kiralanabilir, veraset yolu ile varislere intikal edebilir ya da rehin edilebilir. Marka tescil belgesi üzerinde yapılan devir, lisans, veraset ve intikal, rehin gibi tasarruflarla, adres ve unvan değişikliklerinin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edebilmesi için marka siciline kayıt edilmesi gereklidir. Bunun için de, bu değişiklikler Türk Patent Enstitüsü'ne bildirilmelidir.
    KHK 'nın sağladığı korumadan yararlanmanın ana şartı, markanın TPE tarafından tescil edilmiş olmasıdır. Tescil edilmemiş bir marka KHK anlamında korunmadan yararlanamayacaktır. Tescil edilmemiş bir markaya yapılan ihlale karşı gidilecek yol TK'nın haksız rekabet hükümleri olacaktır.
    İhlal (tecavüz), tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın 556 sayılı KHK anlamında kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağladığının bildirilmesinden kaçınılmasıdır. Marka hakkı ihlal edilen Tescilli Marka Sahibi, adli makamlara başvurup, kanunda öngörülen hukuk veya ceza davalarından birini açabilir.
    Markanızın bir başkası tarafından kullanıldığını düşünüyorsanız, başvuracağınız merci, İhtisas Mahkemeleri olarak hizmet veren Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'dir (FSHHM). Eğer bulunduğunuz ilde FSHHM yoksa Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne başvurmanız gerekir.

    Ülkemizde Temmuz 2011 itibarıyla toplam 23 adet İhtisas Mahkemesi kurulmuştur. • İstanbul'da 14 adet (6 Hukuk Mahkemesi, 8 Ceza Mahkemesi)

    • Ankara'da 6 adet (4 Hukuk Mahkemesi, 2 Ceza Mahkemesi)
    • İzmir'de 3 adet (1 Hukuk Mahkemesi, 2 Ceza Mahkemesi)
    Türk Patent Enstitüsü'ne müracaatı yapılan markalar, tescil edilmek üzere aylık olarak yayınlanan Marka Müracaat Bültenleri'nde ilan edilmektedir. Bültenlerde ilan edilen markalar 3 aylık süre ile askıda kalır. Marka İzlemede, bültenlerde ilan edilen markaların marka sahipleri adına tescilli markalara benzerlik yönünden karşılaştırılması ve benzer markaların tescilinin engellenmesine yönelik çalışma yapılmaktadır.
    Müracaatı yapılan her markayı, tescilli marka sahibi bireysel olarak aylık ilan sistemi ve bültenlerin sürekli takibindeki zorluklar nedeniyle markasının benzerlerini değerlendirmesi mümkün değildir. Aylık olarak yayınlanan Resmi Markalar Bülteni’nde ilana çıkan benzer veya yakın benzer markalara itiraz edilmediği taktirde, müracaat edilen markanın tescil işlemi gerçekleşecektir. Bu da gerçek hak sahibi kimselerin mağduriyeti anlamını taşımaktadır. Marka İzleme hizmeti alan hak sahipleri tespit edilen benzer markalara zamanında itiraz ederek haklarını korumaya yönelik geliştirilmiş bir sistemdir.
    Marka İzleme işlemi izlenecek markanın, detaylı olarak alternatiflerinin ve benzer olabilecek versiyonlarının kayıt altına alınması ile elektronik ortamda, Türk Patent Enstitüsü tarafından Resmi Markalar Bülteni'nde ilan edilen marka tescil başvurularının aylık olarak karşılaştırılmasıdır. Elektronik ortamdan alınan raporlar Marka İzleme Kurulu tarafından değerlendirilir ve benzer olarak görülenlere itiraz hakkını kullanmak üzere hak sahibine bildirimi içeren sistemdir.
    Bilindiği gibi Türk Patent Enstitüsü kendine yapılan müracaatları aylık olarak yayınlayarak 3. kişilerin itirazına açar. Marka İzleme sisteminde, benzerlik araştırması sonucu yapılan değerlendirmelerde tespit edilen markalara 3 aylık ilan süresi içerisinde itiraz edilmesi zorunludur.
    İtiraz sonucu tescil işlemleri durdurulan markalara örnekler:


     

    Tescilli Marka

     

    İlana Çıkan (Benzer) Marka

     

    Uptown

     

    Updovn

     

    Duffy

     

    Dufny

     

    Berteks

     

    Perteks

     

    Mado

     

    Medo

     

    Bilindiği gibi Türk Patent Enstitüsü kendine yapılan müracaatları aylık olarak yayınlayarak 3. kişilerin itirazına açar. Marka İzleme sisteminde, benzerlik araştırması sonucu yapılan değerlendirmelerde tespit edilen markalara 3 aylık ilan süresi içerisinde itiraz edilmesi zorunludur.
    İtiraz sonucu tescil işlemleri durdurulan markalara örnekler:


     

    Tescilli Marka

     

    İlana Çıkan (Benzer) Marka

     

    Uptown

     

    Updovn

     

    Duffy

     

    Dufny

     

    Berteks

     

    Perteks

     

    Mado

     

    Medo

     

    Destek Patent bünyesinde sunulan Sınai Mülkiyet Hakları'na yönelik tüm işlemlerin tek bir sözleşmeyle müşteri adayına sunulmasıdır. Sözleşme ile firmaların tescilli olan ve işlemleri devam eden tüm markaları izleme kapsamına alınarak, benzerlik araştırmasına tabi tutulur. Hak sahibine zarar verebilecek konuya yönelik her türlü soru ve sorunlara çözüm getirmek, aylık olarak izlenen markaların raporlanması ve benzer markalara gelen talep üzerine itiraz edilmesi hizmetini kapsamaktadır.
    Markasının tescili amacıyla müracaat yapan kişi ya da kuruluş, haklarını etkin bir şekilde kullanabilmek için tescil sürecinde markasının durumunu ve ilana çıkan benzer markaları izleyerek gereksiz harcama ve yatırımlardan korunabilir. Alınacak bu hizmet ile markasına benzer ya da aynı markaları tespit ederek gerekli önlemleri alma şansı yakalanabilir.
    Marka İzleme hizmeti kapsamında aldığı raporlar ile yatırımlarını doğru yönlendirebilir. Müracaatını yaptığı ve önceden kullandığı markasına benzer markalara karşı, ilgili marka tescil belgesine bağlanmadan, itiraz etme ve tescili engelleme hakkını kullanabilir.
    Yurtdışı Marka İzleme işlemi, yurtdışında uluslararası veya ülkesel olarak tescil müracaatı yapılan markaların, tescil edilmek üzere aylık olarak uluslararası bültenlerden veya ülkesel marka müracaat bültenlerinden izlenmesini kapsayan bir hizmettir. Destek Patent'in bu alanda uluslararası kuruluşlarla yaptığı işbirliği çerçevesinde, hak sahibinin markasını yurtdışında da izlemeye aldırması mümkündür.
    Markasına ve marka yaptığı yatırımlara değer veren kuruluşlar için alınması gereken bir hizmettir. Yurtdışı pazarlarda büyümeyi ve uluslararası marka olmayı hedefleyen firmalar için bu hizmetin uygun vekillik kuruluşundan alınmasında yarar vardır.
  • Ülkesel marka izleme
  • Bölgesel marka izleme
  • Dünya çapında marka izleme
  • İzleme yapmak istediğimiz ülkeden belirlenecek vekil aracılığı ile alınan izleme hizmetidir. Aynı hizmeti, Bölgesel ve Dünya Çapında Marka İzleme Hizmeti veren kuruluşlardan almak mümkündür.

    Vekil Firmadan Alınan Marka İzleme

    Bölgesel ve Dünya Çapında Marka İzleme

     

    Daha pahalı bir işlemdir.

     

    Daha ucuz bir işlemdir.

     

    Daha detaylı bir izleme raporu gelir.

     

    İzleme raporu detay içermez.

     

    Birebir ve benzer markalar için izleme yapılır.

     

    Birebir izleme yapılır.

     

    Benzer marka çıkması durumunda aynı vekil tarafından itiraz talimatı verilmesi halinde itiraz işlemleri yapılabilir.

     

    Benzer marka çıkması durumunda o ülkeden herhangi bir vekil firma ile çalışma zorunluluğu vardır.

     

    Belçika'da faaliyet gösteren aracı Thomson Compu-Mark Firması tarafından gerçekleştirilen marka izleme çeşididir. Marka izleme bölgeleri;
    a) Avrupa Bölgesi
    b) Avrupa Birliği Ülkeleri
    c) Amerika ve Kanada Bölgesi
    d) Orta Doğu ve Afrika Bölgesi
    e) Asya ve Avustralya Bölgesi
    f) Tüm dünya ülkeleri
    Bu 6 bölgenin kapsamında toplam 127 ülkede marka izleme yapılabilmektedir. Bu izleme çeşidi sayesinde, bir bölge seçimi ile birden fazla ülkede marka izleme işlemi gerçekleştirilir.
    Genel olarak tanınmış markalar “bir kişiye veya girişime sıkı bir biçimde bağlılık, güvence, kalite, reklam gücü, yaygın bir dağıtım ağına bağlı, müşteri ve diğer sübjektif ilgi ve ilişkiler ayrımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür ve yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredekilerce refleks halinde beliren bir çağrışım” şeklinde tanımlanabilir.
    Yukarıda yapılan tanıma ve Türk Patent Enstitüsü’nün belirlemiş olduğu kriterlere uygun başvuru ile “tanınmış marka” hakkı elde edilebilir. Yapılan başvuru Türk Patent Enstitüsü’nce kabul edilmediği takdirde mahkeme yolu ile tanınmışlık tespiti istenebilir.
    Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve yargı kararları bir markanın tanınmış marka olabilmesi için taşıması gereken kriterleri belirlemiş bulunmaktadır. Söz konusu bu kriterlerin neler olduğu Türk Patent Enstitüsü’nün İnternet sitesinde 18 ana başlık altında belirlenmiş bulunmaktadır. (Türk Patent Enstitüsü’nün İnternet sitesi için, www.turkpatent.gov.tr)
    Türk Patent Enstitüsü başvuru sahibinin belgeleri ve sunacağı dilekçe üzerinden bir inceleme yapar. Bu inceleme sırasında markanın tanınmış marka olabilmesi için gerekli ve yeter şartların oluşup oluşmadığı konusunda bir değerlendirme yapar. Bu değerlendirme sırasında tanınmış marka olmak için gösterilen kriterlerin hepsinin sağlanmış olması gerekmese de kriterlerin belirli bir çoğunluğunun sağlanması gerekmektedir. Aksi halde Türk Patent Enstitüsü söz konusu talebi reddedecektir.
    Tanınmış marka kavramı için uygulamada çeşitli sözcükler kullanılmaktadır. Maruf marka, meşhur marka bu kavramlardan birkaçıdır. Bir başka ifade ile meşhur marka, tanınmış marka ile eşanlamlı bir sözcüktür.
    556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun, tanınmış marka ve toplumda tanınmışlık düzeyi yüksek marka şeklinde ikili bir ayırım getirmiş bulunmaktadır.
    Günümüzde marka hakkı sahiplerinin tanınmış marka statüsünü kazanabilmeleri iki yolla mümkündür. Bu durum ya yürüyen bir dava içinde markanın tanınmışlığının tespitinin istenmesi şeklinde yahut Türk Patent Enstitüsü’ne yapılacak "tanınmışlığın tespitine yönelik" başvuru ile sağlanabilmektedir.
     Tanınmış markanın sahibine sağladığı avantajlar genel olarak şu başlıklar altında sıralanabilir:
    • Tanınmış markanın aynısının yahut benzerinin herhangi bir başka sınıfta tescil edilmesi söz konusu olamaz. Marka sahibinin böyle bir marka başvurusuna itirazda bulunmasına gerek kalmadan, Türk Patent Enstitüsü resen (kendiliğinden) tanınmış markanın aynısı yahut benzeri olan bir markayı reddetmektedir.
    • Tanınmış marka hakkı sahiplerinin muhtemel bir davada marka haklarına tecavüz iddiasını ispat edebilmeleri, markalarını taklit girişiminde bulunan bir kimsenin kötü niyetini kanıtlamaları daha kolaydır.
    • Tanınmış marka hakkı sahiplerinin taklit marka sahibine karşı açacakları bir davada tazminat davasında uğradıkları zararlarının büyüklüğünü kanıtlamaları alelade marka hakkı sahiplerine göre daha kolaydır.
    Belki yukarıda sayılanlardan çok daha önemlisi de bir kurumun markasını tanınmış marka siciline şerh ettirmiş olmasının önemli bir prestij sebebi olmasıdır.
    Tanınmış marka statüsüne giren ibare tüm 45 sınıf için koruma altına alınır. Yani söz konusu markanın aynısı ya da yakın benzerleri hiçbir alanda marka tescili alamayacak demektir.
    Tanınmış marka sahibi olduğunu düşünen kişinin öncelikle markasının tanınmışlığını ortaya koyan belgeleri hazırlaması gerekmektedir. Örneğin basında müracaata konu markayla ilgili çıkan haberlerin derlenmesi,  herhangi bir araştırma şirketi tarafından yaptırılmış markanın tanınmışlığı ile alakalı anketler, markanın yurtdışında tescilli olduğu ülkelerin belgeleri ile birlikte ortaya konulması gibi. Bu belgeler hazırlandıktan sonra markanın tanınmış marka olarak nitelendirilebileceğini ortaya koyan bir detaylı dilekçenin hazırlanmasında fayda bulunmaktadır.
     Sonrasında belgeler, söz konusu dilekçe ile birlikte Türk Patent Enstitüsü’ne teslim edilmektedir. Türk Patent Enstitüsü söz konusu dosya ve dilekçeyi inceleyerek müracaata konu markanın tanınmış marka kapsamında bir marka olup olmadığı konusunda bir karar vermektedir. Başvuruyu tanınmış marka olmaya değer görürse ilana açmakta aksi halde reddetmektedir. Söz konusu ret kararına karşı başvuru sahibinin 2 ay içinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Yapılacak itiraz Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından değerlendirilip sonuca bağlanır. YİDK kararına 2 ay içinde dava açılabilir.
     Başvurunun hazırlanması sonrasında olası bir ret kararına karşı itirazda bulunulması gibi hususlar oldukça teknik bilgiler gerektiğinden önerimiz başvuru sırasında bir marka vekili ile çalışılması yönünde olmaktadır.
    Söz konusu başvuru Türk Patent Enstitüsü’nde Markalar Dairesi Başkanlığı’na yapılmaktadır.
    Yurtdışında açılacak bir dava sırasında markanın Türkiye'de tanınmış marka sicilinde kayıtlı olduğuna ilişkin bilgi davanın niteliğine göre işe yaramaktadır. Örneğin markanın yurtdışında kötü niyetlerle bir üçüncü kişi tarafından tescil edilmesi halinde, bu kişiye karşı markanın iptali için açılacak davada markanın Türkiye'de tanınmış marka olduğu bilgisi işe yarayacaktır.
    Türk Patent Enstitüsü kendisine yapılan tanınmış marka başvurularında herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmamaktadır. Markalar Dairesi kendi içinde gerekli incelemeyi yaparak bir markanın tanınmış olup olmadığı konusunda bir karar vermektedir.
    Şayet başvurusunu yaptığımız marka tanınmış marka sicilinde şerh edilmiş bir marka ise bu durumda Türk Patent Enstitüsü söz konusu markayı ilana açmaksızın resen (kendiliğinden) reddedecektir
    Markanın 45 sınıfta yapılan tescili söz konusu markanın toplumda tanınmışlık derecesi yüksek bir marka olduğu anlamına gelmez. Zira markanın 45 sınıfta tescili Türk Patent Enstitüsü’ne yatırılan harçlar üzerinden bir talep dilekçesi ile sağlanabilmektedir. Buna karşılık markanın tanımış marka olması ancak markanın güçlü tanıtım, yoğun emek sonucu elde edebildiği bir sonuçtur. Kısaca belirtmek gerekirse, markanın 45 sınıfta tescilli olması söz konusu markanın tanınmış olduğu gibi sonucu sağlamayacaktır.
    Türk Patent Enstitüsü yapılan tanınmış marka başvurusunu incelemekte ve markanın tanınmışlık kriterlerine göre değerlendirilmesi yapılarak tanınmış marka olarak kabul görür.
    Tanınmış marka siciline önceki senelerde tanınmış marka olarak şerh edilmiş bir marka bu özelliğini Türk Patent Enstitüsü nezdinde korumaya devam etmektedir.

    Tarım dahil olmak üzere sanayinin herhangi bir kolunda var olan teknik problemlere getirilen teknik çözümler buluş olarak nitelendirilmektedir. Başka bir ifadeyle var olan problemlere getirilen teknik çözümler olarak da tanımlanabilir. Bir şeyin buluş olabilmesi için bir problem ve bu problemin çözümü şarttır.
    Patentin konusu buluşlardır. Buluş, teknik bir soruna bulunan çözümün adıdır. Patent; olumlu yönüyle sahibine buluşu üzerinde ekonomik olarak yararlanma imkanı sağlayan ve olumsuz yönüyle de söz konusu buluştan başkalarının yararlanmasını yasaklama imkânı veren ve türüne göre 7 (İncelemesiz Patent), 10 (Faydalı Model) ya da 20 (İncelemeli Patent) yıl koruma imkânı veren hukuki bir belgedir.
    Ankara'da bulunan Türk Patent Enstitüsü (TPE) Başkanlığı, bu konuda kanunlarla yetkili kılınmıştır. Türk Patent Enstitüsü'nde işlem yapma yetkisi de sadece müracaatçılara ve Enstitü Sicili'ne kayıtlı resmi patent vekillerine tanınmıştır.
    Öncelikle her buluş patent ile koruma altına alınamaz. Bir buluşun patent ile koruma altına alınabilmesi için 'yeni' ve 'sanayiye uygulanabilir' olması ve o güne kadar var olan Tekniğin Bilinen Durumu'nu aşan bir seviyede olması gerekir. Buluşun yeni sayılabilmesi için, Patent başvurusundan önce yazılı, sözlü ya da başka bir şekilde kamuya açıklanmamış olması gerekir. Buluş, konusunda uzman bir kişinin kolayca düşünüp ortaya koyamayacağı bir durumu ifade ediyorsa Tekniği Bilinen Durumu aşılmış sayılacaktır.
    Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metotları, zihni ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar, edebiyat, sanat ve bilim eserleri, estetik niteliği olan yaratımlar, teknik karakteri olmayan bilgisayar yazılımları, bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller, insan veya hayvan vücudu ile ilgili teşhis usulleri, konusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar, bitki ve hayvan türleri önemli ölçüde biyolojik esaslara dayanan bitki veya hayvan yetiştirilmesi usulleri, patentle korunamazlar.
    Patent isteme hakkı, patent başvurusu öncesinden başlayarak patent belgesi alınıncaya kadar geçen süreyi, patent hakkı ise patent belgesi alındıktan sonraki safhaları kapsamaktadır.
    Bu zaman dilimleri içerisinde art niyetli bir kişi veya kuruluş tarafından Patent başvurusu gasp edilen kişi dava yoluyla kendine ait olan hakkın yeniden kendisine verilmesini talep edebilir. Patent hakkı aksi ispat edilene kadar kişilere verilen bir haktır. Aksi bir durumun ispat edilmesi durumunda patent hakkı gerçek sahibine verilir.
    Patent verilebilmesi için aranan Tekniğin Bilinen Durumu'nu aşma kriterinin aranmadığı, yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarının yeterli görüldüğü buluş çeşidi Faydalı Model'dir. Patent ile kıyaslandığında küçük buluşlara verilen belgeye Faydalı Model denilmektedir.
     Genel anlamda, KOBİ'lerin buluş üretmesini ve bunları sanayiye uygulamasını teşvik etmek amacıyla düşünülmüş bir belge çeşididir. Patente oranla daha az maliyetli ve resmi işlemleri daha kısa süren basit bir sistemdir.
    Bununla birlikte, yüksek bir teknoloji gerektirmesi sebebiyle, usuller ve usul uygulanarak elde edilen ürünler faydalı model koruması dışında bırakılmıştır. Konusu kimyasal madde olan buluşlar da aynı şekilde faydalı model koruması dışında bırakılmıştır.

    Buluşun faaliyetine girişilebilmesi için bir Ar-Ge çalışması gerektirdiği düşünüldüğünde, başvurudan çok daha önce Ar-Ge çalışmaları sırasında atılması gerekli ilk adım hali hazırda bilinen ve mevcut tekniğe ilişkin bir Patent araştırmasının yapılmasıdır. Bu araştırma, Ar-Ge faaliyetine yön vereceği gibi zaten mevcut olması sebebiyle başvuru yapılması gerektirmeyecek buluşlar üzerinde ciddi maliyet ve zaman kaybını önleyecek çok önemli bir faaliyettir.
    Bu araştırma sonucu buluş konusu ile ilgili elde edilen verilerle, aynı konuda dünyadaki çalışmalar görülmüş olacak ve ilk olarak Ar-Ge buna göre yönlendirilmiş olacak ve başvuru aşamasında ise benzerleri dikkate alınarak çok daha dikkatli bir başvuru yapılması imkânı doğacak ve böylece korunması istenilen hak daha iyi belirlenmiş olacaktır. Kapsamlı bir Patent araştırmasının maliyeti 1.000-2.500 USD arasında değişmektedir. Bununla birlikte, buluş konusunda çalışan herkes de http://ep.espacenet.com adresi aracılığıyla tescilli patentler ile ilgili ciddi bir çalışma yapabilmektedir.

    Türkiye'de yürürlükte olan mevzuattan dolayı bazı özel hallerde yasal olmamasına rağmen aynı konu ile ilgili birbirinden bağımsız kişi veya kuruluşlara özellikle Faydalı Model belgeleri verilebilmektedir. Böyle bir durumda gerçek hak sahibi dava yoluyla her zaman için hakkının kendisine verilmesini talep edebilir.
    Patent başvurusu için gereken evrakların Türk Patent Enstitüsü'ne evrak girişinin gerçekleştiği gün koruma başlar. Ancak buluş henüz bir inceleme veya araştırmaya tabi tutulmadığı için "yenilik" ya da "buluş basamağı" kriterleri değerlendirilemeyeceğinden Patentin getirdiği yaptırım haklarının en azından buluş ilana çıkıncaya kadar (bu süre başvuru tarihinden itibaren 18 aydır) saklı tutulması ve eğer bu arada bir taklit durumu meydana gelirse, taklit ettiği düşünülen kişilere noter aracılığıyla ihtar gönderilmesi daha sağlıklı olacaktır.
    • İncelemeli Patent (koruma süresi 20 yıl)
    • İncelemesiz Patent (koruma süresi 7 yıl)
    • Faydalı Model Belgesi (10 yıl) olmak üzere üç çeşittir.
    İncelemeli Patent başvurusu, seçilen inceleme ve araştırma otoritesine bağlı olarak 1.850-3.500 USD arasında değişmektedir. İncelemeli bir patent başvurusunun belgeye bağlanma süresi ortalama 30 ila 40 aydır.
     İncelemesiz Patent başvurusu, yine seçilen araştırma otoritesine bağlı olarak 1.250-2.500 USD arasında değişmektedir. Tahmini belgeye bağlanma süresi ise 20 ila 40 aydır.
    Faydalı Model belge başvurusu, buluşun karmaşıklığına bağlı olarak 700-900 USD arasında değişmektedir. Belgeye bağlanma süresi ise ortalama 10 ila 12 aydır.
    Burada belirtilen maliyetler ile ilgili bilinmesi gerekli bir diğer husus da, ödenmesi gerekli ücretlerin belge alma süresi boyunca (bu süreç 2 ila 4 yıl arasında değişmektedir) gerekli zamanlarda ödenecek olmasıdır.
    Yine bilinmesi gerekli bir diğer husus ise belge sahiplerinin her yıl TPE'ye belgeleri ile ilgili yıllık harç ödemek zorunluluğunda bulunmalarıdır.
    Belgeye hak kazanıldığını belirtilen ilanının Resmi Patent Bülteni'nde yayınlanmasının ardından 3 yıl içinde buluş sahibinin Türk Patent Enstitüsü'ne buluşu kullanıldığını kanıtlaması gerekir. Ayrıca, Patent ya da Faydalı Modelin koruma süresi boyunca her yıl ödenmesi gereken yıllık ücretlerin Türk Patent Enstitüsü'ne ödenmesi zorunludur.
    Patent ya da Faydalı Model hangi ülkede alınmışsa o ülkede koruma sağlayan belgelerdir. Bu sebeple Türkiye'de belgeye bağlanmış bir patent ya da Faydalı Model ancak Türkiye'de koruma altında olacaktır. Başkaca ülkelerde buluşun korunması istendiğinde, istenilen ülkelerin patent ofislerine tescil için müracaat edilmesi gerekmektedir.
    Evet, alınabilir. Patentli bir ürün üzerinde patente konu olabilecek ikinci bir buluş yapılabilir, ikinci yapılan buluşun da patent belgesi almaya hakkı vardır. Dikkat edilmesi gereken husus koruma süresi içerisinde her iki patent sahibi de birbirlerinden izin almaksızın, birbirlerinin buluşlarını kullanamazlar.
    Patentli bir ürün üzerinde tamir, hakkın kapsamının ihlali anlamına gelmez. Kişi veya kuruluşlar bedel ödeyerek aldıkları bir patentli ürün üzerinde tamir işlemi yapabilirler. Çünkü Patent sahibi ürünü satarak üzerindeki koruma hakkını tüketmektedir.
    Fakat son kullanıcı harici bir kişi tarafından, patent sahibinden izin almaksızın, ticari bir amaçla, patentin esaslı parçaları üzerinde yapılacak tamir kapsamını aşarak yeniden elde etme, üretme boyutuna girecek şekildeki faaliyetler tamir olarak değerlendirilemez. Bu tür durumların somut örneğe göre değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
    Temel olarak yurtdışında üç şekilde koruma talep edilir.
     • Klasik Patent
    Korumanın sadece 2-3 ülkeyle sınırlı kalacağı durumlarda tercih edilmelidir. Her ülke için tek tek başvuru yapılıp her ülkede ayrı ayrı tüm patent süreci (araştırma, inceleme) tekrarlanır.
     • PCT (Patent İşbirliği Anlaşması)
    Koruma çok sayıda ülkede talep edilecek ise tercih edilmelidir. Tek bir başvuru ile PCT’ye üye olan 146 ülkenin tamamında koruma talep edilebilmektedir. PCT patenti bir belge değildir. Araştırma inceleme işlemlerinin ortak yapıldığı bir sistemdir. Bu ortak araştırma ve inceleme raporları daha sonra PTC’ye üye ülkelere geçiş yapıldığında etkisini gösterecektir.
     • EPC (Avrupa Patent Sözleşmesi)
    Sadece Avrupa kapsamında (38 ülke) bir koruma düşünülüyor ise tercih edilmelidir. Araştırma ve inceleme işlemleri tamamlandıktan sonra eğer patent başvuru kriterlerini sağlarsa belge alır ve EPC'ye üye ülkelerden istenilenlerde sunulan tercümeyle birlikte koruma başlatılır.
    • Buluşun ekonomik faydalarından sadece buluş sahibinin yararlanmasına imkân vererek, rakiplerine karşı teknik ve ekonomik üstünlük kazandırır.
    • Mülkiyet hakkı sağlayan bir hak olarak devir alınabilir ve devir edilebilir.
    • Söz konusu buluştan başkalarının (rakiplerin), yararlanmasını yasaklama hakkı sağlar.
    • Buluşun ekonomik faydalarından sadece buluş sahibinin yararlanmasına imkân vererek, rakiplerine karşı teknik ve ekonomik üstünlük kazandırır.
    • Mülkiyet hakkı sağlayan bir hak olarak devir alınabilir ve devir edilebilir.
    • Söz konusu buluştan başkalarının (rakiplerin), yararlanmasını yasaklama hakkı sağlar.
    • Lisans verilmesi yoluyla başka kişilere hak tanıma imkânı verir. Lisans bir tür kiralama hakkıdır. Böylece, buluş sahibi buluşunu kendisi kullanırken, ekonomik bir yarar karşılığında ya da karşı lisanslar alınması karşılığında, başkalarına da söz konusu hakkı kullandırma hakkını elinde tutmuş olur.
    • Tüm dünyada olduğu gibi ticari bir prestij sebebidir.
    • Taklit edilmesi halinde hukuki ve cezai her türlü yasal imkanın kullanılmasına imkân verir.
    Başvuru yapılmadan önce sektördeki son durum ciddi bir şekilde (piyasalarda, TPE kayıtlarından, Avrupa Patent Ofisi araştırma sayfasından vb.) yenilik araştırması yapılmalıdır. Buluşunu hiçbir kişi veya kuruluşla paylaşmadan, güvendiği, yeterlilik sahibi bir patent vekiliyle irtibata geçmelidir.
    Patentli bir ürünü taklit etmek çok ağır cezalarla karşı karşıya kalmamız anlamına gelmektedir. Asgari olarak aşağıdaki aşamalar gerçekleştirilmelidir:
    • Yapmış olduğu üretimin dayandığı bir patent başvurusu olup olmadığını netleştirmelidir.
    • Patent bültenlerinden sektörlerindeki rakiplerinin geliştirdiği yenilikleri yakından takip etmeli gerekli gördüğü durumlarda müdahil olmalıdır.
    • Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler bir kişiden oluşsa dahi Ar-Ge departmanlarını kurmalıdır.
    • Periyodik aralıklarla "Avrupa Patent Ofisi ve Türk Patent Enstitüsü" web sayfaları incelenerek yenilikler ve gelişmeler yakından takip edilmelidir.
    Tabii ki, eğer yaptığınız makinenin çalışma mantığı açısından dünyada benzerleri yoksa veya yaptığınız makine emsallerine oranla çok ciddi bir artı sağlıyorsa Patent başvurusu yapılması tavsiye edilmektedir. Diğer taraftan eğer aynı mantıkta çalışan farklı birçok makine halihazırda piyasada mevcutsa ancak sizin makineniz sadece belli detaylarda diğerlerinden ayrılıyorsa tavsiyemiz Faydalı Model başvurusu yapmamız yönünde olacaktır. Bununla beraber net bir karar ancak makinenin ve içerdiği yeniliklerin uzman bir patent vekili tarafından incelenmesi sonucunda verilebilir.
    Bu sorunun cevabı yapılan değişikliğin türüne göre farklılık göstermektedir. Genellikle malzemeye yönelik basit değişiklikler (çelik olan bir parçayı alüminyum yapmak gibi) gerçekten bir avantaj sağlamıyorsa buluş niteliği taşımadığı için Faydalı Model veya Patentle korunamamaktadır. Diğer taraftan kullanılan malzemede içerik açısından yenilikler varsa (malzeme alaşımını değiştirerek daha hafif ama daha mukavim bir malzeme üretmek gibi), bu tür buluşlar doğrudan kimya ve malzeme bilimi ile ilgili olduğundan ancak patentle korunabilmektedir.
    Patent/Faydalı Model hakkı sahibi Türkiye'de bir Patent/Faydalı Model başvurusu yaptıktan ve tercihen başvurusu yayınlandıktan sonra:
    • Patent/Faydalı Model konusu ürününün izni olmadan her türlü satış ve imalatı yasaklama
    • Patent/Faydalı Model konusu ürünün izni olmadan ihraç ve Türkiye'ye ithal edilmesine engel olma
    • Patent/Faydalı Model konusu ürünün izni olmadan kişisel amaçtan fazla elde bulundurulmasını ve kullanılmasını yasaklama
    • Patent/Faydalı Model hakkının kullanılmasının başkasına teklif edilmesini yasaklama
    • Patent konusu bir usulü kullanılarak üretilmiş olan ürünlerin satılmasını, ticari amaçla elde bulundurulmasını ve ithalini yasaklama hakkına sahip olup yukarıda sayılı olan fiillerden birisinin veya birkaçının işlenmesi halinde Patent/Faydalı Model hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek dava açma yetkisine sahip bulunmaktadır. Bu sayede Patent/Faydalı Model hakkını elinde bulunduran kişi piyasada kendi alanında tekel olabilme imkânına sahiptir.
    Gerçekten yeni olduğuna inandığınız bir buluşunuz varsa, bunu koruma altına almanızı önemle tavsiye ediyoruz. Aksi takdirde:
    • Rakip firmalarının hemen ürününüzü taklit yoluna gidip belki de daha düşük fiyatlarla piyasaya sürerek pazar payınızı ciddi oranda daraltması,
    • Bazı şahısların sizin buluşunuzu kendi adına bir Patent/Faydalı Model başvurusu yaparak size yaptırım uygulamaya çalışması (bu durumda sizin aksini ispatlamanız ortada bir başvuru olmadığından bazen yıllar alabilmektedir) gibi senaryolar sizin için ne yazık ki kaçınılmaz olacaktır.
    Ne yazık ki hayır. Bir Patent/Faydalı Model başvurusu sadece başvurulduğu ülkede geçerlidir. Bununla beraber eğer yurtdışında da bir koruma istiyorsanız yurtdışı başvurunuzu Türkiye'deki başvuru tarihinden itibaren en geç 12 ay içersinde size uygun olan bir yurtdışı patent başvuru sistemini seçmek suretiyle (PTC, EPC veya klasik patent gibi) yapmanız gerekmektedir.
    Buradaki hassas nokta rakip firmanın yaptığı değişikliklerin içeriğidir. Bu bağlamda, yapılacak ilk şey rakip firmanın yaptığı başvurunun sizin başvurunuzun istemleri dahilinde kalıp kalmadığının tespitidir. Eğer başvurunuzu gerçekten uzman bir patent vekili hazırlamışsa zaten istemleri mümkün olduğunca geniş tutacak böylece rakip firmaların basit değişikliklerle sizin başvurunuzu aşmasını bu yolla engelleyecektir, ikinci olarak, rakip firmanın faydalı modelinde ortaya konan ürünün gerçekten buluş niteliği taşıyıp taşımadığı, diğer bir deyişle emsallerine oranla gerçekten teknik bir artısı olup olmadığı uzman bir vekilin görüşleri ışığında değerlendirilmelidir. Zira genel pratikte bir ürününün Patent/Faydalı Model hakkını elde edebilmesi için buluş niteliği taşıması en temel şarttır.
    Her iki şekilde yapılacak çalışma sonucunda ürünün buluş niteliği içermediği ve/veya sizin faydalı modelinizi ihlal ettiğini tespit ederseniz, atmanız gereken bir sonraki adım rakip firmanın faydalı modeline Resmi Patent Bülteni'nde yayınlandıktan sonra bu başvuruya itiraz etmek olmalıdır.
    Diğer taraftan, tavsiyemiz her zaman için bir geliştirme yaptığınızda patent/faydalı model başvurusu yapmadan önce "Ben bir rakip firma olsaydım bu ürünü nasıl taklit ederdim?" şeklinde düşünmeniz, bu düşünce ışığında çeşitli alternatif yapılanmaları kafanızda ortaya koymanız ve patent vekilinizi başvuru öncesi bu konuda bilgilendirmeniz yönünde olacaktır.
    551 sayılı Kanun hükmünde kararname "Patent Verilerek Korunacak Buluşlar"  ile "Patent Verilemeyecek Konular ve Buluşlar" Madde 5 ve Madde 6'da ardarda sıralamıştır.
    Madde 6 c bendinde bilgisayar yazılımları Patent başvurusu ile korunamaz gibi bir ifade geçmektedir. Bilgisayar yazılımları belirli programlama dilleri kullanılarak kodlar vasıtasıyla hazırlanmakta ve yüklendikleri bilgisayarlarda iş görmektedirler. Burada kastedilen korunmama bu kodlar sonucu ortaya çıkan yazılımın kendisidir. Bu ortaya çıkan yazılım bilim eserleri gibi Copyright kanunuyla korunmaktadır.

    Bazı durumlarda bahsedilen kodlar vasıtasıyla ortaya konulan yazılımların algoritmaları "yeni, sanayiye uygulanabilir ve konuda uzman olan bir kişi tarafından aşikâr şekilde ortaya konulamayacak çözümler" içerebilmektedir. Bu başlıklar ise patentle korunabilecek konular ve buluşlar arasında sayılmıştır.
    Eğer ortaya konulan yazılım sadece gelir getirecek bir inovasyon ise örneğin, farklı bir raporlama, pazarlama, sipariş alma veya bir ödeme yöntemi v.b. başka bir değişle var olan bir "teknik probleme çözüm" getirmiyorsa, sadece yenilik sunuyor ve bu yenilik orta düzey bir uzmanın fazla bir düşünsel faaliyet yapmaksızın ortaya koyabileceği yenilik ise patent alamayacaktır.
    Bilgisayar programları ile ilgili olarak gerek Türk patent enstitüsü kayıtlarında gerekse Avrupa patent ofisi kayıtlarında yüzlerce başvuru vardır. Bunlardan bir tanesi aşağıya alınmıştır.

    Tekrar özetlemek gerekirse, yazılımınız:
    • Teknik probleme çözüm getiriyorsa,
    • Bu çözüm yeni ise,
    • Bu çözüm sanayinin herhangi bir dalına uygulanabiliyor ise,
    • Çözümünüz konuda uzman bir kişiye bahsedilen problemi söylediğinizde basitçe ortaya koyabileceği bir çözüm değilse,
    algoritma ve/veya donanımlar olarak bir sistem şeklinde koruma imkânı vardır. Somut proje hakkında teknik bilgiler olmaksızın yapılacak yorumlar bizleri hatalı yönlendirmelere sevk edebilir. Bu sebeple projenin detayları bir patent vekiliyle paylaşılarak vekilin yorum yapması daha sıhhatli bir sonuca götürecektir.

    Bilim Kurulunun 02 Kasım 2013 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında, ülkemiz kaynaklı ulusal ve uluslararası patent başvuru sayısının artırılması, gerçek ve tüzel kişilerin patent başvurusu yapmaya teşvik edilmesi ve ülkemizdeki patent sayısının artırılmasını hedefleyen 1602 kodlu TÜBİTAK Patent Destek Programı 01.01.2014 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

    Bu program kapsamında Türk Patent Enstitüsüne(TPE), Dünya Fikri Haklar Örgütüne(WIPO), Avrupa Patent Ofisine (EPO), Japonya Patent Ofisine(JPO), Amerika Birleşik Devletler Patent ve Marka Ofisine (USPTO) yapılacak olan patent başvuruları desteklenecektir. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye TÜBİTAK internet sayfasından ulaşılabilir.

    Tasarım, bir ürünün tamamının veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, biçim, doku, malzemenin esnekliği ve süslemesi gibi insan duyuları ile algılanabilen çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu görünümdür. Diğer bir deyişle tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür.
    Bu konuda tek yetkili kurum Türk Patent Enstitüsü'dür.Bir tasarımın belgeye bağlanarak korunabilmesi için aranan iki temel kriter vardır. Bunlardan ilki yenilik ve ikincisi ise ayırt ediciliktir. Her iki kriter paranın iki yüzü gibi birbirine bağlıdır.
    • Yenilik; önceden hiç bilinmeyen ya da bilinen bir çözüm üzerinde çalışılarak, değişik yorumlar, yaklaşımlar ve detay çözümlemeleri ile farklı bir ürünün ortaya konulması yenilik olarak değerlendirilir. Yeniliğin belirlenmesinde, söz konusu tasarımın daha önce hak sahibi tarafından ya da başkaları tarafından kamuya sunulmuş olup olmadığına bakılır. Yenilik, mutlak anlamda ele alındığından, bir tasarımın benzeri daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuşsa söz konusu tasarımın yenilik özelliği ortadan kalkmış demektir. Yenilik değerlendirmesinde, ortak özellikle öncelikle ele alınır ve küçük ayrıntılarda farklılık yenilik olarak değerlendirilmez.
     • Ayırt Edicilik; koruma talep edilen bir tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile, benzer olduğu iddia edilen ve kıyaslanan herhangi bir başka tasarımın, böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasındaki belirgin farklılık ayırt ediciliktir. Burada aranan farklılık belirgin bir farklılıktır. Bilgilenmiş kullanıcı, ne normal bir kullanıcıdır, ne de uzman bir kişi. Bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu tasarım hakkında bilgi sahibi olan ve daha önce o ürünü kullanmış ve ürün hakkında deneyim sahibi olan kişidir. Örneğin, oturma grubu tasarımı için bir ev hanımı bilgilenmiş kullanıcıdır.

    Bir tasarımın belgeye bağlanarak korunabilmesi için aranan iki temel kriter vardır. Bunlardan ilki yenilik ve ikincisi ise ayırt ediciliktir. Her iki kriter paranın iki yüzü gibi birbirine bağlıdır.

    • Yenilik; önceden hiç bilinmeyen ya da bilinen bir çözüm üzerinde çalışılarak, değişik yorumlar, yaklaşımlar ve detay çözümlemeleri ile farklı bir ürünün ortaya konulması yenilik olarak değerlendirilir. Yeniliğin belirlenmesinde, söz konusu tasarımın daha önce hak sahibi tarafından ya da başkaları tarafından kamuya sunulmuş olup olmadığına bakılır. Yenilik, mutlak anlamda ele alındığından, bir tasarımın benzeri daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuşsa söz konusu tasarımın yenilik özelliği ortadan kalkmış demektir. Yenilik değerlendirmesinde, ortak özellikle öncelikle ele alınır ve küçük ayrıntılarda farklılık yenilik olarak değerlendirilmez.

    • Ayırt Edicilik; koruma talep edilen bir tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile, benzer olduğu iddia edilen ve kıyaslanan herhangi bir başka tasarımın, böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasındaki belirgin farklılık ayırt ediciliktir. Burada aranan farklılık belirgin bir farklılıktır. Bilgilenmiş kullanıcı, ne normal bir kullanıcıdır, ne de uzman bir kişi. Bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu tasarım hakkında bilgi sahibi olan ve daha önce o ürünü kullanmış ve ürün hakkında deneyim sahibi olan kişidir. Örneğin, oturma grubu tasarımı için bir ev hanımı bilgilenmiş kullanıcıdır.

  • Yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmayan tasarımlar,
  • Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı tasarımları,
  • Teknik fonksiyonun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar,
  • Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak belirli biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar koruma kapsamı dışında tutulmaktadır.
  • Hakkın temel olarak korunmaya başladığı tarih, tasarım müracaatının yapıldığı tarih, saat ve dakika olarak başlamaktadır. Bununla birlikte hakkın başlaması ile hakkın korunmaya başlayacağı anın birbirinden ayrılması gerekmektedir. Hakkın korunmaya başladığı tarih, başvurunun yapıldığı tarih değil başvurunun ilan edildiği ya da başvurunun ihtar ve sair yollar ile tecavüz edene bildirildiği tarihtir.
    Tasarım başvurusu tasarımlara ilişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 34. maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Burada, müracaatın yayınlanması ile başvuru sonrası idari işlemlerin devamı aşamasında tasarımların 6 aylık bir süreyle ilan edildiği sürecin başlangıcı anlaşılmalıdır. Bu durumda başvurusu yapılan bir tasarım ilan edildiği taktirde hukuk ve ceza davası açma hakkı doğmaktadır.
    Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Bu düzenleme ile de anlaşılması gerekli husus şudur ki; tasarım müracaatı henüz ilan edilmeden önceki safhada ihtar ve sair yollarla tecavüz eden haberdar edilmiş ise tasarımın ilan edilmesi aranmaksızın hukuk ve ceza davaları açma hakkı doğmaktadır.
    Ayırt edici nitelik; iki ürün yan yana getirildiğinde bilirkişi incelemesi sonucu, o ürünlerin tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenim olarak değerlendirilmektedir. (Tasarımlar üzerinde "%" oranlarıyla benzerlik kriteri yapılmamaktadır.) Endüstriyel tasarımlarda ayırt edici nitelik kriteri; ürün üzerinde yapılacak "8" (sekiz) değişiklik veya "%35" oranındaki farklılık şeklinde algılanmaktadır ki bu yanlış düşüncenin herhangi bir kanuni dayanağı yoktur.
    Endüstriyel tasarım tescil belgesi, sahibine her türlü hukuki ve cezai dava açma yetkisini sağlamaktadır.
    Taklit ürüne veya ürünü üreten araçlara el konulması, el konulan araçların mülkiyetinin hak sahibine verilmesi, hak sahibinin uğradığı maddi zararların tazmini, mahkeme kararlarının basın yoluyla açıklanabilmesi gibi imkânlar tasarım hak sahibine verilmiştir.
    Firma bazında ve sınıf bazında olmak üzere iki kriterde araştırma yapılabilmekte olup araştırma verileri Türk Patent Enstitüsü’ne başvurusu yapılmış tasarımları içermektedir.
    Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan başvuruları her ay yayınlanan Endüstriyel Tasarımlar Resmi Bültenleri'ne abone olmak sureti ile takip etmek mümkündür.
    Tescilli tasarımın taklidi durumunda 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 30 bin TL üzerinde para cezaları mevcuttur. Ayrıca taklit ürünler için hukuk ve ceza davaları açarak uğranılan maddi ve manevi zararlar tazmin ettirilir.
    Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksekokullarda bilimsel çalışma yapmakta olan elamanlarının tasarımları üzerindeki hak, öğretim elemanlarına aittir.
    Türk Patent Enstitüsü'ne müracaatı yapılan tasarımlar, tescil edilmek üzere aylık olarak yayınlanan Resmi Endüstriyel Tasarımlar Bültenleri'nde ilan edilmektedir.
    Tasarım izleme sisteminde amaç, bültenlerde ilan edilen tasarım başvurularının, tasarım hak sahipleri adına tescilli tasarımlara benzerlik yönünden karşılaştırılması ve benzer tasarımları içeren başvuruların tescilinin engellenmesine yönelik bir çalışmadır.
    Aylık olarak yayınlanan resmi tasarımlar bülteninde ilana çıkan benzer veya yakın benzer tasarımların yer aldığı başvurulara itiraz edilmediği takdirde, müracaat edilen tasarımın tescil işlemi gerçekleşecektir. Tasarım izleme hizmeti alan hak sahipleri tespit edilen benzer tasarım başvurularına zamanında itiraz ederek haklarını korumalarına yönelik adımı atmış olacaklardır.
    Yurtdışı Tasarım İzleme işlemi, yurtdışında uluslararası veya ülkesel olarak tescil müracaatı yapılan tasarımların, tescil edilmek üzere uluslararası bültenlerde veya ülkesel tasarım müracaat bültenlerinden aylık olarak izlenmesini kapsayan bir hizmettir. Destek Patent'in bu alanda uluslararası kuruluşlarla yaptığı işbirliği çerçevesinde, yurtdışında da hak sahibinin tasarımını  izlemeye aldırması mümkündür.
    Yurtdışında temel olarak üç ayrı başvuru sistemi mevcuttur.
    Topluluk Tasarım Tescil Sistemi
    Topluluk Tasarım Tescili, Avrupa Birliği üyesi ülkelerini kapsayan koruma sistemi olup,  başvuru için yetkili ofis ise İspanya Alicante'de bulunan Avrupa İç Pazarda Uyum Ofisi'dir. (OHIM - Office For Harmonization In The Internal Market).
    Topluluk Tasarım Tescilinin en önemli özelliği tek bir başvuru ile 27 Avrupa Birliği ülkesinde tasarımların koruma altına alınabilmesini sağlayan bir sistem olmasıdır. Aynı sınıfta yer alması ya da aynı set ve takıma dahil olması koşuluyla birden fazla tasarım bir başvuruda sunulabilir. Tescilli tasarımlar başvuru tarihi itibari ile, 5 (beş) süre ile korunmakta olup, 5 (beş) yıllık dönemlerde 25 (yirmi beş) yıla kadar tescil koruması uzatılabilmektedir.
    Topluluk tasarımı başvuruları şekli şartlar bakımından incelenir ve ilana açılır. Başvuruya itiraz edilmesi durumunda ise esas bakımdan da inceleme yapılır. İtiraza verilen karara karşıda OHIM kendi bünyesinde temyize gidebilmektedir.  Tecavüz ve hükümsüzlük davaları Topluluk Tasarımı Mahkemelerinde ileri sürülebilir.
     Lahey Antlaşması kapsamında uluslararası tescil sistemi
    01.01.2005 tarihinden itibaren ülkemizde uygulanmaya başlayan tasarımların uluslararası tesciline ilişkin Lahey Anlaşması Cenevre Metni'ne göre tek bir başvuru ile üye ülkede/ülkelerde (üye ülkeler içerisinden müracaat talep edilen ülkeleri seçme şansı mevcuttur) tasarım tescili yaptırmak mümkün olmaktadır.
    Ülkesel Tasarım Tescili
    Yukarıda sayılan tescil sistemlerine dahil olmayan diğer dünya ülkelerinde her ülkenin yönetmeliğine göre tek tek başvuru yapılarak tescil talebinde bulunulması gerekmektedir.
    Toplu tescil sistemleri; OHIM (Avrupa birliği Uyumlaştırma Ofisi) ne yapılacak tek bir başvuru ile 27 Avrupa ülkesinin tamamında geçerli olan tescil imkânı veya Uluslararası Büro (WIPO) nezdinde yapılacak tek bir başvuru ile tercih edilen ülke/ülkelerde endüstriyel tasarım koruması elde etme imkanı veren uluslararası tescil sistemleridir. Bu sistemlerle yapılacak başvuruların ayrı ayrı yapılacak başvuruya oranla daha az maliyetli olması ve tüm işlemlerin tek bir merkezden yürütülmesi sistemin önemli bir avantajlarıdır.

    Hukuki haklar

    Marka, Patent, Faydalı Model veya Tasarım sahipleri, haklarının tecavüze uğraması durumunda mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilirler:

  • Marka, Patent, Faydalı Model veya Tasarımdan doğan haklara vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesi
  • Tecavüzün giderilmesi ve maddi-manevi zararın tazmini
  • Tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan araçlara el konması
  • Mümkün olduğu takdirde, el konan ürün ve araçlar üzerinde hak sahibine mülkiyet hakkının tanınmasını
  • Tecavüzün önlenmesine yönelik olarak tedbirlerin alınması, özellikle; a) Markalarda; el konan ürün ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesi veya tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise, ürün ve araçların imhası. b) Tasarımlarda; şekillerin değiştirilmesi veya tasarımdan doğan haklara tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, ürün ve araçların imhası. c) Patent ve Faydalı Modellerde; el konulan ürünlerin ve araçların şekillerin değiştirilmesi veya patentten doğan haklara tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhası.
  • Marka, Patent, Faydalı Model veya Tasarımdan doğan haklara tecavüz eden kişi aleyhine mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi, kamuya ilan yoluyla duyurulması ve ilanın Türkiye'nin en büyük üç gazetesinden birinde yayınlanması talep edilebilir. Marka, Patent, Faydalı Model veya Tasarım haklarına tecavüz halinde uygulanacak cezai müeyyideler: Suçun niteliğine göre; bir yıldan dört yıla kadar hapis On dört bin Türk Lirası'ndan kırk altı bin Türk Lirası'na kadar para (*) Bir yıldan az olmamak kaydıyla işyerinin kapatılması ve bu süre kadar ticaretten men cezaları uygulanmaktadır. (*) Cezalar, 26.04.2004 tarih ve 5194 sayılı kanunun 16. maddesi ile düzenlenmiştir.
  •  Sınai haklar konusunda bilgi alınabilecek Türk ve yabancı İnternet adresleri Türk Patent Enstitüsü : www.turkpatent.gov.tr Avrupa Patent Ofisi : www.european-patent-office.org Amerika Patent ve Marka Ofisi : www.uspto.gov Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı : www.wipo.org Destek Patent A.Ş. : www.destekpatent.com.tr Uluslararası Patent Birliği : www.upb.org.tr
  •  Detaylı patent araştırması yapılabilecek internet siteleri htpp://ep.espacenet.com :Dünyadaki birçok patent başvurusu detaylarının görünebileceği bir site. htpp://register.epoline.org/espacenet/ep/en/srch-reg.htm: Bir Avrupa patent başvurusuna ilişkin tüm dokümanlara ücretsiz ulaşma imkânı veren bir site. http:uspto.gov./patft/index.html: Amerikan patentlerinin araştırılabileceği bir site. http://wwwwipo.int/pctdb/en/search-adv.jsp: Yayınlanmış uluslararası patent başvurularına ulaşılabilecek bir site. http://www.sipo.gov.cn/sipo_English/zljs/default.htm: Çin patentlerinin araştırılabileceği bir site. http://oami.eu.int/en/default.htm: AB ülkelerindeki tasarım başvuruları hakkında detayların görülebileceği bir site.
  • Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

    Marka, Patent ve Tasarım Tescili başta olmak üzere, Sınai Mülkiyet Haklarına ilişkin tüm işlemlerinizde Destek Hep Yanınızda…

    HİZMETLERİMİZ

    Marka, Patent ve teknolojik gelişmeler hakkında güncel haberleri takip edin...

    MarkArt

    Marka Bulma
    Sanatı...
    Bilgi Al

    Marka

    En Değerli Mülkünüz Markanız...
    Bilgi Al

    Patent

    Patentle daha çok kazanın!
    Bilgi Al

    Coğrafi İşaret

    Şehriniz
    Değeriniz Olsun!
    Bilgi Al

    Tasarım

    Farkınız, tasarımınız!
    Bilgi Al

    Marka Değerleme

    Ölçülmeyen değer,
    büyüyemez!
    Bilgi Al

    Marka

    En Değerli Mülkünüz Markanız...
    Bilgi Al

    Patent

    Patentle daha çok kazanın!
    Bilgi Al

    Coğrafi İşaret

    Şehriniz
    Değeriniz Olsun!
    Bilgi Al

    Endüstriyel Tasarım

    Farkınız, tasarımınız!
    Bilgi Al

    Marka Değerleme

    Ölçülmeyen değer, büyüyemez!
    Bilgi Al

    MarkArt

    Marka Bulma
    Sanatı...
    Bilgi Al